Convinced türkçesi Convinced nedir

  • Kani.
  • Emin.
  • İkna edilmiş.
  • İnandırılan.
  • İnanmış.
  • İnandırılmış.
  • Kani olmuş.
  • İkna olmuş.

Convinced ile ilgili cümleler

English: Ali convinced Mary that she was wrong.
Turkish: Ali Mary'yi hatalı olduğuna ikna etti.

English: Ali convinced Mary that it wasn't his fault.
Turkish: Ali bunun kendi hatası olmadığı konusunda Mary'yi ikna etti.

English: Ali convinced Mary not to marry John.
Turkish: Ali John'la evlenmemesi için Mary'yi ikna etti.

English: Ali certainly convinced me that I should lose some weight.
Turkish: Ali biraz zayıflamam konusunda kesinlikle beni ikna etti.

English: Ali almost convinced me.
Turkish: Ali neredeyse beni ikna etti.

Convinced ingilizcede ne demek, Convinced nerede nasıl kullanılır?

Be convinced : Kani olmak. Kanaat getirmek. Kandırılmak. İkna olmak. İkna edilmek.

Being convinced : İkna edilme. İkna edilmiş olma.

Was finally convinced : Sonunda ikna edildi. Sonunda ikna oldu. Sonunda fikrini değiştirdi.

Unconvinced : İkna olmamış. Şüphe eden. İnanmamış. Emin olmayan.

Convince somebody of something : İkna etmek.

Convincingness : İkna edicilik. Kandırıcılık. İnandırıcılık. Başkalarının inanmalarına neden olma durumu.

Convinces : Kandırmak. İnandırmak. Kafalamak. İkna etmek. Razı etmek.

Convincer : İnandıran kimse. İkna eden kimse. Razı eden kimse.

 

Convincing : İkna edici. Tatmin edici. İkna. İnandırma. Cerbezeli. İnandırıcı.

Convincingly : İnandırarak. İkna edici bir şekilde. İnandırıcı bir şekilde.

İngilizce Convinced Türkçe anlamı, Convinced eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Convinced ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assureds : Sağlama bağlanmış. Garantili. Sigorta poliçesinin lehtarı. Sigortalı kimse. Kendinden emin. Önceden belli olan. Güven verilmiş. Kendine güvenen. İnançlı.

Firmer : Sert. Dayanıklı. Sıkı. Kararlı. Kesin. Metin. Sağlam. Katı. Sabit. Sağlamlaştırıcı.

Good : Sağlam. Hayırlı. Sağlamlaştırmak. Güzel. Çıkar. Yararlı. Uslu. Hayır. Doğruluk.

Satisfied with : Hoşnut olmuş. Tatmin olmuş. -den memnun.

Fiduciary : Yedi emin. İtimada dayanan. Emanet. Güvene dayanan. Başkasına ait mal. Saymaca. İtibari. Mütevelli. Mutemede ait.

Clearest : Bulutsuz. Net. Anlaşılır. Berrak. Kuşkusu olmayan. Belli. Zeki. Katışıksız. Belirli.

Bailee : Emanet olarak kendisine eşya bırakılması. Kefalet veren kişi. Emanet alan. Emanet edilen kışı. Emanetçi. Mutemet.

Assured : Sigorta poliçesinin lehtarı. Sağlama bağlanmış. Kendine güvenen. İnançlı. Önceden belli olan. Sigortalı kimse. Özüne arkayın. Güven verilmiş. Garantili.

Persuaded : Razı etmek. İkna etmek. İkna edilen. Aklını çelmek. İnandırmak. Kandırmak.

Confidential : Özel. Gizli kalması gereken. Güven veren. Mahrem. Kişiye mahsus. Zata mahsus. Gizli. Güvenilir.

Convinced synonyms : certain, depositary, confident, deliberate, positive, fiduciaries, cocksure, firmest, sure, firm.

Convinced zıt anlamlı kelimeler, Convinced kelime anlamı

Unconvinced : İkna olmamış. Şüphe eden. Emin olmayan. İnanmamış.

Unsure : Emin olmayan. Güvensiz. Belirsizlik. Riskli. Emniyetsiz.

Uncertain : Belirsiz. Değişebilir. Kesin olmayan. Tereddütlü. Bilinmez. Bir öyle bir böyle olan. Emin olmayan. Bellisiz. Değişken. Kararsız.