Call the police türkçesi Call the police nedir

  • Polisi ara.
  • Polis çağırmak.
  • Polis çağırın.
  • Polisi aramak.
  • Polisi çağırmak.

Call the police ile ilgili cümleler

English: Ali didn't call the police.
Turkish: Ali polisi aramadı.

English: Ali is going to call the police.
Turkish: Ali polisi arayacak.

English: The important thing is to call the police at once.
Turkish: Hemen polisi aramak önemli bir şeydir.

English: I should call the police and have you arrested.
Turkish: Polisi aramalıyım ve seni tutuklatmalıyım.

English: The neighbors will call the police if you don't turn the music down.
Turkish: Müziği kısmazsan komşular polisi arayacaklar.

Call the police ingilizcede ne demek, Call the police nerede nasıl kullanılır?

Call : Telefon etmek. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Demek. Farzetmek. İddia etmek. Çağırmak. Telefonda konuşmak. Adamla getirtme. Aramak (telefon). Bağırmak.

The : Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Police : Zabıta. Polislerle güvenliği sağlamak. Sakçı denetiminde bulundurmak. Sakçılar. Sakçı örgütü. Kontrol etmek. Emniyet. Güvenliği sağlamak. Yönetmek.

 

Did you call the police : Polisi aradınız mı.

Call the banns : Evlilik yapılacağını ilan etmek veya bildirmek. Evlenecek kimselerin durumunu nüfus kayıtlarının bulunduğu yerde askı yoluyla ilan etmek veya askıya çıkarmak.

Report to the police : Polise bildirmek.

I need to call the embassy : Elçiliği aramam lazım.

Call the shots : Sözü geçer olmak. İdare etmek. Yönetmek. Borusu ötmek. Kararlaştırmak. İpler elinde olmak. Sözü geçmek. Kararları vermek. Kontrolü elde tutmak. Dinlenilir olmak.

Call the tune : Sözü geçer olmak. Borusu ötmek. Kontrolü elde tutmak. Sözü geçmek.

Call the fire department : İtfaiye çağırın.