Camper türkçesi Camper nedir

  • Karavan.
  • Karavan gibi kullanılan minibüs.
  • Kamp arabası.
  • Düşerge arabası.
  • Kamp yapan kimse.
  • Kampçı.
  • Düşergeci.
  • Ufak kamp karavanı.

Camper ile ilgili cümleler

English: I'm not a happy camper.
Turkish: Ben mutlu bir kampçı değilim.

English: I heard that a South American camper was eaten by an anaconda.
Turkish: Güney Amerikalı bir kampçının bir anakonda tarafından yenildiğini duydum.

English: He was not a happy camper.
Turkish: O mutlu bir kampçı değildi.

Camper ingilizcede ne demek, Camper nerede nasıl kullanılır?

Happy camper : Hoşnut olan kişi. Memnun olan kişi. Halinden memnun kişi (konuşma dili).

Campers : Ufak kamp karavanı. Kamp arabası. Kampçı. Karavan gibi kullanılan minibüs. Kamp yapan kimse. Karavan.

Scamper : Kaçma. Seğirtmek. Acele kaçış. Tüyme. Kaçmak. Acele ile gitmek. Koşuşturmak. Koşmak. Acele kaçmak.

Scamper about : Koşmak. Koşuşturmak. Alelacele gitmek.

Scamper away : Kaçışmak. Kaçmak. Koşuşmak.

Scampers : Kaçma. Seğirtmek. Acele kaçış. Koşuşturmak. Kaçmak. Koşmak. Tüyme. Acele kaçmak. Acele ile gitmek.

Scampering : Tüyme. Kaçmak. Koşmak. Acele ile gitmek. Seğirtmek. Koşuşturmak. Acele kaçmak. Kaçma. Acele kaçış.

Scampered : Koşmak. Acele kaçış. Kaçma. Acele kaçmak. Tüyme. Acele ile gitmek. Koşuşturmak. Kaçmak. Seğirtmek.

 

Scamper off : Kaçmak. Seğirtmek.

Campestral : Arazi veya doğa ile alakalı. Yer seviyesi ile alakalı. Kırlarda yaşayan.

İngilizce Camper Türkçe anlamı, Camper eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Camper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Vans : Kamyonet. Furgon. Harman savurma makinesi. Minibüs. Elebaşı. Öncü. Yük taşımak üzere tasarlanmış taşıt. Arkası kapalı kamyon. Keşif kolu. Kanat.

Van : Furgon. Kamyonet. Kapalı kamyonet. Eşya ya da yük vagonu. Arkası kapalı kamyon. Elebaşı. Yük vagonu. Harman savurma makinesi. Öncü.

Mobile home : Bir binite ya da yüklete bağlanarak çekilen, içinde, aşlığı, ayakyolu bulunan ve günlük yaşamın gerektirdiği öteki kolaylıklar da sağlanmış olan bir tür kurma konut. Bir yere kalıcı olarak park edilen ve konut olarak kullanılan büyük karavan. Dinlence taşıtı. Taşınabilir ev. Mobil ev. Gezerev.

Recreational vehicle : Aslen amerikalıların kamp taşıtı. Dinlence taşıtı.

Caravan : Karavanla gezmek. Kamyon. Üstü kapalı yolcu veya yük arabası. Kafile. Kervan. Seyyar ev. Konvoy. Çingene arabası.

Vacationist : Turist. Tatilci.

Caravaning : Konvoy. Kervan. Üstü kapalı yolcu veya yük arabası. Karavanla gezmek. Kafile. Kamyon.

Trailer : Motorlu bir taşıt tarafından çekilen motorsuz taşıt. Art bilgi. Gelecek program. Dorse. Karavan (amerikan ingilizcesi). Art kılavuz. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir film makarasının sonuna takılan kılavuz çeşidi. Bir binite ya da yüklete bağlanarak çekilen, içinde, aşlığı, ayakyolu bulunan ve günlük yaşamın gerektirdiği öteki kolaylıklar da sağlanmış olan bir tür kurma konut. Yedekçekin.

 

Caravans : Kafile. Seyyar ev. Konvoy. Kervan. Karavanla gezmek. Kamyon. Üstü kapalı yolcu veya yük arabası.

Camping bus : Kamp otobüsü.

Camper synonyms : motor home, r.v., vacationer, rv, campers.

Camper ingilizce tanımı, definition of Camper

Camper kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who lodges temporarily in a hut or camp.