Canes türkçesi Canes nedir

Canes ile ilgili cümleler

English: The formation and movement of hurricanes are capricious, even with our present-day technology.
Turkish: Günümüz teknolojisiyle bile kasırgaların oluşum ve hareketleri kaprislidir.

English: Hurricanes are violent storms.
Turkish: Kasırgalar şiddetli fırtınalardır.

Canes ingilizcede ne demek, Canes nerede nasıl kullanılır?

Canes venatici : Bir takımyıldızın adı. Avköpekleri.

Canescent : Kısa beyazımsı veya grimsi saçlarla kaplı. Beyazımsı. Grimsi beyaz. Ağarmış (biyoloji terimi). Beyaza çalan. Beyazlaşan.

Chicanes : Dalavere. Hile. Şike. Safsata. Şike yapmak. Dalavera. Kozsuz el briç. Hile ile elinden almak. Hile yapmak. Şikan.

Dodecanese : Ege denizi'nde türkiye'nin güneybatı kıyısında bulunan 12 tane yunan ada grubu. Oniki ada. On iki ada.

Hurricanes : Tropik siklon. Urağan. Kasırga. Hortum. Bora. Fırtına.

Cane suger : Sükroz. Yeşil bitkilerde ve şeker pancarında bulunan, invertaz ya da sükraz ile glikoz ve früktoza parçalanan disakkarit. sakkaroz, kamış şekeri.

Sword cane : Kılıçlı baston.

Canebrake : Kamış sazlığı. Kamışlık. Bambu sazlığı. Şekerkamışı çalısı.

Macanese : Makau yerlisi bir insan grubunun adı (çinli ve portekizliler arasındaki evliliklerin soyundan gelenler).

 

Sugar cane : Şeker kamışı. Şekerkamışı. Buğdaygiller (gramineae, poaceae) familyasından, 3-5 m kadar boyda, bitki öz suyunda yüksek miktarda sakkaroz bulunan, adana ve civarında kültürü yapılan çok yıllık bir bitki. Şekerkamışı şekeri.

İngilizce Canes Türkçe anlamı, Canes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Canes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bludgeoned : Ağır bir cisimle vurmak. Sopayla dövmek. Mağlup etmek. Zorlamak. Sopa ile vurmak. Coplamak. Zorla yaptırmak. Alt etmek. Ezip geçmek.

Batters : Hor kullanmak. Yumruklamak. Bam güm vurmak. Vuruş yapan oyuncu. Yağ un ve yumurta karışımı hamur. Hırpalamak. Sert darbelerle vurmak. Yıpratmak. Bombalamak. Meyilli olmak (duvar).

Caned : Sarhoş.

Clubbed : Ortakça yatırmak. Dipçiklemek. Katılmak. Toplamak. Ortak olmak. Toplanmak.

Beetle : Tokaç. Çakmak. Kanatlılardan herhangi bir böcek. Çomak. Çıkıntı yapmak. Kınkanatlı böcek. Tokmak. Sarkmak. İri kara böcek.

Dog : Bozulmak. Köpek. Erkek kurt. Ocak demiri. Evcil köpek. Kömür vagonu. Peşinden gitmek. Av sürmek. Sıkıca kilitlemek veya sürgülemek veya kenetlemek. İt.

Swagger stick : Subay kamçısı. Subay kamçısı (aksesuar).

Bastes : Yağlamak. Sopa atmak. Sıvı dökmek veya sürmek (kurumaması için pişen etin üstüne). Azarlamak. Erimiş yağ dökmek. Haşlamak. Yağ sürmek. Teyellemek. Paylamak.

Bastinadoes : Falakaya çekmek. Sopa. Falaka. Falakaya yatırmak. Dayak.

Canes synonyms : canis familiaris, malacca, domestic dog, mammal genus, canis aureus, family canidae, malacca cane, genus canis, sword stick, beat with a stick, beat out, bash up, walking stick, cudgeled, baste, beat up, bludgeons, cudgelled, belabor, bludgeon, birch, bludgeoning, bastinado, birches, beetled, beat, canidae, jackal, cane, beats, batter, beating up, wolf.