Cannot but türkçesi Cannot but nedir

  • Yapacak veya yapılabilecek veya yapabileceğim başka bir şey yok veya yoktu.
  • Elinden (başka bir şey) gelmemek.
  • Elden veya elimden vs başka bir şey gelmiyor veya gelmedi veya gelemezdi veya gelmiyordu.

Cannot but ile ilgili cümleler

English: I cannot but feel anxious about the health of these women workers.
Turkish: Bu kadın işçilerin sağlığı hakkında endişe etmemek elimde değil.

English: I cannot but feel sorry for him.
Turkish: Onun için üzülmekten başka bir şey yapamıyorum.

Cannot but ingilizcede ne demek, Cannot but nerede nasıl kullanılır?

Cannot : Edememek. Bkz.can. Yapamamak. Gücü yetmemek.

But : Ki. Sadece. Başka. İtiraz. Hariç. Ancak. -den başka. Oysa. Gel gör ki. Halbuki.

Cannot afford : Kendine izin verememek. Gücü yetmemek. Ulaşabileceğinin ötesinde olmak.

Cannot afford it : Kendine izin verememek. Yeterli parası olmamak.

Cannot be installed : Yüklenemeyen.

Cannot be saved : Kaydedilemeyen.