Cannot afford türkçesi Cannot afford nedir

  • Ulaşabileceğinin ötesinde olmak.
  • Gücü yetmemek.
  • Kendine izin verememek.

Cannot afford ile ilgili cümleler

English: He cannot afford it.
Turkish: O, onu göze alamaz.

English: He cannot afford to buy a car.
Turkish: Onun bir araba alması için yeterli parası yok.

English: He cannot afford to marry.
Turkish: Onun evlenmeye gücü yetmiyor.

English: He cannot afford to buy a car, much less a house.
Turkish: Evi şöyle dursun, onun araba almaya bile gücü yetmez.

English: I cannot afford a camera above 300 dollars.
Turkish: Ben, 300 doların üzerindeki bir kamerayı maddi olarak karşılayamam.

Cannot afford ingilizcede ne demek, Cannot afford nerede nasıl kullanılır?

Cannot : Yapamamak. Edememek. Bkz.can. Gücü yetmemek.

Afford : Durumu el vermek. Satın almaya gücü yetmek.

Cannot afford it : Kendine izin verememek. Yeterli parası olmamak.

I cannot afford it : Bütçem yeterli değil. Ben bunu karşılayamam. Çok pahalı. Çok zor.

Cannot be installed : Yüklenemeyen.

Cannot be saved : Kaydedilemeyen.

İngilizce Cannot afford Türkçe anlamı, Cannot afford eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cannot afford ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cannot : Edememek. Bkz.can. Yapamamak.

Unable to : Yapamamak. Edememek. Yapabileceklerinin dışında olmak. Yeterli olmamak.

Cannot afford it : Yeterli parası olmamak.