Unable to türkçesi Unable to nedir

  • Yapamamak.
  • Yeterli olmamak.
  • Yapabileceklerinin dışında olmak.
  • Edememek.
  • Gücü yetmemek.

Unable to ile ilgili cümleler

English: Ali seems to be unable to interact normally with other people.
Turkish: Ali normal olarak diğer insanlarla geçinemiyor gibi görünüyor.

English: Ali is unable to cope with stress.
Turkish: Ali stres ile baş edemiyor.

English: Ali is unable to do that.
Turkish: Ali onu yapamaz.

English: Ali couldn't go because he was unable to get permission.
Turkish: Ali izin alamadığı için gidemedi.

English: Ali seemed to be unable to concentrate.
Turkish: Ali konsantre olamıyor gibi görünüyordu.

Unable to ingilizcede ne demek, Unable to nerede nasıl kullanılır?

Unable : Olanaksız. Yapamaz. Yapamıyacak durumda. Aciz. Liyakatsiz. Yapamayacak durumda. Gücü yetmez. İktidarsız. Elinden gelmez.

To : Göre. -mek -mak (mastar). -e kadar. Karşı. Arasında. -e göre. İla. İle. Kadar. Ya.

Unable to create map : Harita yaratılamıyor.

Unable to face : Yüzleşememek. Yüz yüze gelememek. - ile yüz yüze gelememek. - ile ilgilenememek. Karşı karşıya gelememek.

Unable to respond : Bir tepki gösterememek. Karşılık verememek.

Unable to work : Çalışamayacak durumda.

Be unable to : Aciz olmak. -ememek.

İngilizce Unable to Türkçe anlamı, Unable to eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Unable to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be incapable of : Yeteneğinin dışında olmak. Becerikli değildi. Acze düşmek. Ehil değildi. Kabiliyetsizdi. Ehli değildi.

Fell short of : Beklentileri karşılamamak. Beklentileri karşılayamamak. Az gelmek. Aşağı kalmak. Yetersiz kalmak. Yetmemek. Tükenmek. Yetişmemek. Umduğu gibi çıkmamak.

Fallen short of : Umduğu gibi çıkmamak. Yetersiz kalmak. Yetişmemek. Az gelmek. Beklentileri karşılamamak. Tükenmek. Bekleneni verememek. Beklentileri karşılayamamak. Aşağı kalmak.

Fall short : Yetersiz gelmek. Eksik çıkmak. Eksik gelmek. Yetersiz kalmak. Kısa düşmek. Suya düşmek. Kısa kalmak. Beklenen sonucu vermemek. Az gelmek.

Fall short of : Aşağı kalmak. Umduğu gibi çıkmamak. Eksik gelmek. Az gelmek. Beklentileri karşılamamak. Yetişmemek. Yetersiz kalmak. Yetmemek. Beklentileri karşılayamamak.

Cannot afford : Ulaşabileceğinin ötesinde olmak. Kendine izin verememek.

Cannot : Bkz.can.

Unable to synonyms : can not.