Unable to face türkçesi Unable to face nedir

  • Yüzleşememek.
  • - ile yüz yüze gelememek.
  • Karşı karşıya gelememek.
  • - ile ilgilenememek.
  • Yüz yüze gelememek.

Unable to face ingilizcede ne demek, Unable to face nerede nasıl kullanılır?

Unable : İktidarsız. Yapamaz. Elinden gelmez. Yapamayacak durumda. Liyakatsiz. Yapamıyacak durumda. Gücü yetmez. Aciz. Olanaksız.

To : -e göre. -e kadar. Ya. Göre. Ye. Oranla. Kadar. Arasında. Kala. -mek -mak (mastar).

Face : Kaplama yapmak. Göğüs germek. Yüz ifadesi. Katlanmak. Yüz yüze gelmek. Görünüş. Dış görünüş. Karşı karşıya olmak. Örtmek. Kaplamak.

Unable to : Yapamamak. Gücü yetmemek. Yeterli olmamak. Edememek. Yapabileceklerinin dışında olmak.

Unable to create map : Harita yaratılamıyor.

Be unable to : -ememek. Aciz olmak.

Be unable to breath : Soluğu kesilmek.

Be unable to contain oneself for : Yerinde duramamak. İçi içine sığmamak.

Be unable to remember : Hatırlayamamak.

Be unable to pull : Çekememek.