Carbonates türkçesi Carbonates nedir

Carbonates ingilizcede ne demek, Carbonates nerede nasıl kullanılır?

Bicarbonates : Bikarbonat. Soda.

Carbonate hardness : Karbonat sertliği.

Carbonate of lime : Kalsiyum karbonat. Kireç karbonatı.

Carbonate of soda : Sodyum karbonat.

Ammonium carbonate : Amonyum karbonat.

Lead carbonate : Kurşun karbonat.

Calcium carbonate : Kalsiyum karbonat tıtırözü. Tebeşir. Kalsiyum karbonat. Doğada tebeşir kalsit veya kireçtaşı olarak bulunan beyaz kimyasal bileşik. Kalsiyum karbonatın en az % 33 kalsiyum içermesi gereken, saf kalsiyum karbonat içeren, absorbant ve kalsiyum kaynağı.

Potassium carbonate : Potasyum karbonat.

Magnesium carbonate : Yapısında % 29 magnezyum bulunan, absorban, renklendirici ve kozmetik sanayisinde ph ayarlayıcı olarak kullanılan inorganik mineral tuzu. Magnezyum karbonat.

Barium carbonate : Baryum karbonat.

İngilizce Carbonates Türkçe anlamı, Carbonates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Carbonates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Carbonizing : Kömürleştirme. Karbonlaştırmak. Kok haline getirmek. Karbonizasyon.

Carbonate : Karbonatla. Karbonat. Karbonatlaştırmak.

Carbonized : Kok haline getirmek. Karbonlaştırmak. Karbonlu.

 

Magnesium carbonate : Yapısında % 29 magnezyum bulunan, absorban, renklendirici ve kozmetik sanayisinde ph ayarlayıcı olarak kullanılan inorganik mineral tuzu. Magnezyum karbonat.

Change : Çiftlerde başlama atışı yapan oyuncunun bundan sonra karşıdakilerin yapacağı 5 atışı karşılayacak olan takım arkadaşı ile yer değiştirmesi. Dönüşmek. Değişikliğe gitmek. Para bütünlemek. Yer değiştirme. Değiş tokuş etmek. Aktarmak. Değişiklik. Değişmek. Tebdil etmek.

Carbonize : Kömür haline dönüştürmek. Yanma odasını oluşturan elemanların yüzeylerinde karbon birikmesi. Kok haline getirmek. Karbonize etmek. Koklaştırmak. Karbonlaştırmak.

Calcium carbonate : Kalsiyum karbonat tıtırözü. Kalsiyum karbonat. Kalsiyum karbonatın en az % 33 kalsiyum içermesi gereken, saf kalsiyum karbonat içeren, absorbant ve kalsiyum kaynağı. Tebeşir. Doğada tebeşir kalsit veya kireçtaşı olarak bulunan beyaz kimyasal bileşik.

Salt : Salt. Keyifli veya cazip hale getirmek. Bezemek. Tuz katmak. Süslemek. İlginçleştirmek. Deriyle ilişkili lenfoid doku. Heyecan verici şey. Tat. Özgül olmayan bağışık cevabın ilk hattını oluşturan derideki lenfoid doku.

Char : Ev işi. Karbonlaşmak. Yanarak kömürleşmek. Gündelikçilik yapmak. Yakarak kömürleştirmek. Temizlikçi kadın. Kavurmak. Gündelikçi. Yanarak kömür haline gelmek. Kömürleşmek.

Ammonium carbonate : Amonyum karbonat.

Carbonates synonyms : hydrogen carbonate, lithane, eskalith, lithium carbonate, lithonate, bicarbonate, potassium carbonate, carbonating, carbonise.

Carbonates zıt anlamlı kelimeler, Carbonates kelime anlamı

Stay : Kalış. Bastırmak (açlığı). Sürdürüp tamamlamak. Ertelemek. Alıkoymak. Bırakmamak. Durdurmak. Kalma. Bastırmak. Erteleme.

Noneffervescent : Köpürmeyen. Köpüksüz. Fışkırmayan. Köpük köpük olmayan. Kabarcıklar oluşturmayan. Kabarmayan.