Karbonat nedir, Karbonat ne demek
Karbonat; bir kimya terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Karbonik asidin bazlarla birleşerek oluşturduğu tuzların genel adı

- Sodyum bikarbonat.
- Genellikle sindirimi kolaylaştırmak için suya katılan kimyasal birleşim.
"Karbonat" ile ilgili cümle
- "Daha sonra karbonat yerine asit borik yutmak suretiyle bir sersemlik ettim." - B. Felek
Kimya'daki anlamı:
Kuramsal olarak varlığı düşünülen (H2O+CO2) karbonik asitteki CO3= anyonu. Karbonatlar asitlerle CO2 çıkararak çözünürler. Alkali metal karbonatları suda çok çözünürken diğer metal karbonatları az çözünürler.
İngilizce'de Karbonat ne demek? Karbonat ingilizcesi nedir?:
carbonate
Karbonat hakkında bilgiler
Organik kimyada, karbonat bir Karbonik asidin tuz ve anyonudur.
Soda, CO2 basıncı altında iken eriyen bir sudur. Sodanın hoş tadı, 18'inci asır kimyager'i Joseph Priestley tarafından keşfedildi.
Bir tuzdaki karbonat miktarını ölçmek için; sulandırılmış Mineral asit etkisi verecek kadar karbon dioksit gazı vermek gerekir. (Simgesi CO32-)
Karbonat ile ilgili Cümleler
- Karbonatlı suyu sever misin?
- Amonyum karbonat, organik bir bileşiktir.
Karbonat kısaca anlamı, tanımı:
Karbonik : Karbonla ilgili olan.
Amonyum karbonat : Hamur kabartmada maya olarak kullanılan karbonik asidin amonyum tuzu, nişadır kaymağı.
Baryum karbonat : Karbondioksidin, barit üzerine etkisiyle elde edilen beyaz bir katı.
Kalsiyum karbonat : En az % 38 kalsiyum içeren bir ürün.
Magnezyum karbonat : Magnezit ve özellikle kalsiyum ve magnezyum karbonat tuzu olan dolomit biçiminde madde (MgCO3).
Sodyum bikarbonat : Özellikle kabartma tozu olarak kullanılan madde, karbonat (NaHCO3).
Sodyum karbonat : Sabun yapımında, temizlik işlerinde kullanılan, güçlü bir alkali tuz (Na2CO3).
Karbon : Atom numarası 6, atom ağırlığı 12 olan, doğada elmas, grafit gibi billurlaşmış veya maden kömürü, linyit, antrasit gibi şekilsiz olarak bulunan, canlı varlıkların aslını oluşturan ve yandıktan sonra kömür durumuna geçen element (simgesi C).
Karbonatlama : Karbonatlamak işi.
Karbonatlı : İçinde karbonat olan.
Tuzla : Davarlara kırda tuz verilen düz, taşlık ve kayalık yerler. Kıyılarda, tava denilen havuzlara deniz veya göl suyu akıtıldıktan sonra kurutularak tuz çıkarılan yer, memleha. İstanbul iline bağlı ilçelerden biri. Tuzlak.
Genel : Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne).
Sodyum : Atom numarası 11, atom ağırlığı 22,990, yoğunluğu 0,971 olan, 97,5 °C'de eriyen, deniz ve kaya tuzlarında, doğada birleşik olarak çok yaygın bulunan, beyaz, parlak, mum gibi yumuşak bir element (simgesi Na).
Bikarbonat : Hidrojen karbonatların genel adı.
Sindirim : Besinlerin çeşitli enzimlerle eritilerek, parçalanarak ince bağırsakta emilebilir, kana karışabilir duruma gelmesi için uğradıkları fiziksel ve kimyasal değişikliklerin bütünü, hazım.
Kola : Kolagillerden, Afrika'nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan, çekirdekleri kahveden daha uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki (Cola acuminata). Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta. Kâğıt veya bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı. Bu bitkinin yaprağından çıkarılan kokulu bir maddeyle kokulandırılan ve içine şeker, karbonat katılarak yapılmış olan içecek. Kolalama.
Kimyasal : Kimyaya ait, kimya ile ilgili, kimyevi.
Organik : Canlı, güçlü (ilişki). Organlarla ilgili, uzvi. Bir görevi yerine getirmekle yükümlü kuruluşla ilgili olan. Doğal yolla yapılan.
Karbonat hatası : Zayıf asitlerin titrasyonlarında kullanılan standart baz çözeltilerinin karbondioksiti absorplamasından ortaya çıkan sistematik hata.
Karbonatlamak : Karbonik asit alabilen maddelere bu gazı vererek onları karbonat durumuna dönüştürmek.
Karbonatlaşma : 1.Bir sıvının karbondioksitle doyurulması işlemi. 2.Karbondioksit vasıtasıyla bileşiklerin karbonatlara dönüştürülmesi işlemi. 3.Grignard reaktifleri ile bir moleküle karbonil grubunun sokulması işlemi. Kayaç minerallerine CO2 nin girmesiyle karbon tuzu ya da iki karbon tuzuna dönüşülme.
Karbonatlaştırma : Bir sıvıyı karbondioksitle doyurma ya da bir özdeği karbondioksitin etkisiyle karbonata dönüştürme.
Karbonatlı su : Basınç altında saf karbondioksit gazı verilerek hazırlanmış efervesan su, soda, klüp soda.
Diğer dillerde Karbonat anlamı nedir?
İngilizce'de Karbonat ne demek? : [Karbonat (das/der) ] n. carbonate, salt or ester of carbonic acid
n. carbonate
Fransızca'da Karbonat : carbonate [le], cristaux
Almanca'da Karbonat : n. Karbonat
Rusça'da Karbonat : n. карбонат (M), сода (F)

Bu kısımda Karbonat nedir? Karbonat ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Karbonat tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Karbonat hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.