Carrier vesicles türkçesi Carrier vesicles nedir

  • Endoplazmik retikulumda sentezlenen proteini golgi cihazına götüren ve golgi cihazından sitosole gönderen kesecikler. taşıyıcı kesecikler.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Geçit elemanları.

Carrier vesicles ingilizcede ne demek, Carrier vesicles nerede nasıl kullanılır?

Carrier : Telefon operatörü. Kızak. Ulak. Portör. Nakliyeci. Taşıyan. Nakliye şirketi. Kurye. Özgün besin maddelerinin, metabolitlerin, iyonların veya proteinlerin zardan geçişini sağlamak için bir zara yerleşmiş olan proteinler. çekinik bir karakter için heterozigot olan birey. vitamin ve mineral gibi çok küçük miktarlardaki etkin maddelerin yemlere bağdaşık olarak karıştırılabilmesini kolaylaştırmak amacıyla kullanılan kepek, nişasta gibi yenebilir dolgu maddeleri. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Vesicles : Kesecikler. Kese. Kist. Vesikül. Kabarcık.

Carrier bag : Torba taşıyıcı. Taşıma çantası. Poşet. Taşıma torbası. Saplı naylon çanta. Satın alınan şeyleri taşımak için plastik yada kağıt çanta.

Carrier based aircraft : Uçak gemisinde üslenmiş uçak.

Carrier channel : Taşıyıcı kanalı.

Carrier current : Kuranportör. Taşıyıcı akım. Kuran partör. Bir iletim yolunun taşıma sığasını artırmak için, taşınacak sıktıkta akım ile kiplenen, daha yüksek sıklıkta dalgalı akım. bir iletim yolu değişik sıklıkta birçok taşıyıcı akımı birden kaldırabilir.

 

İngilizce Carrier vesicles Türkçe anlamı, Carrier vesicles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Carrier vesicles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.

Aardvark : Yer domuzu. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen. Borudişli.

Abiotic environment : Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

 

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Carrier vesicles synonyms : transitional vesicles, transport vesicles, abductor muscle, aardvarks, a site, abiotic factor, a cells, aardwolf, acacia, a cell.