Caseinate türkçesi Caseinate nedir
- Kazeinleştirmek.
- Veterinerlik alanında kullanılır.
- Kazein haline gelmek.
- Kazein olmak (süt proteini).
- Kazeinat.
- Kazeinlerin nötralize edilerek kurutulmasıyla elde edilen ürün.
Caseinate ingilizcede ne demek, Caseinate nerede nasıl kullanılır?
Casein esquivel and lefort model : Casein esquivel ve lefort model.
Casein fiber : Kazein lifi.
Casein hydrolisate : Kazeinin hidrolizasyonundan elde edilen, bileşiminde amino asitler, tuzlar, üretme faktörleri ve mineral maddeler bulunan hidrolizasyon ürünü. Kazein hidrolizat.
Casein hydrolisation test : Kazein hidrolizasyonu testi. Sütün proteinini oluşturan ve kolloidal karakterde bulunan kazeinin, bakterilerce sentezlenen, proteolitik ve hücre dışı bir enzim olan proteaz tarafından hidrolize edilebilme durumunu saptamak için kullanılan test.
Hydrolysable casein dry : Hidrolize kazein kurusu. Kazeininin enzimatik hazmından meydana gelen suda çözünen maddelerin kurutulmasıyla elde edilen ve en az % 74 ham protein içeren kalıntı.
Caseinolytic : Kazeini parçalama özelliği olan. Kazeinin (protein türü) bozulmasına neden olan.
Casein : Sütte bulunan bir çeşit protein, peynir özü. Süt proteini. Kazein. Yağı alınmış sütün asit veya peynir mayasıyla proteininin çökeltilmesi, yıkanması, kurutulması ve öğütülmesiyle elde edilen, en az % 80 protein içeren, suda çözünmeyen madde, kazein. Sütteki protein maddesi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sütün bileşiminde bulunan ve pıhtılaşmasında rol oynayan protein.
Alpha casein : Meme hücrelerinde sentezlenen ve süt kazeininin büyük bir kısmını (% 60) oluşturan kazein fraksiyonu. Alfa kazein.
Brevibacterium casei : Bazı peynirlerde aroma oluşumunda rol oynayan bakteri türü. Brevibacterium casei.
Edible rennet casein : Yenilebilir rennet kazeini. Süt teknolojisinde kimozin enzimi veya sütü pıhtılaştırarak veya insan tüketimine uygun diğer enzimler kullanılarak üretilen kazein.
İngilizce Caseinate Türkçe anlamı, Caseinate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Caseinate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.
Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.
Abdominal distention : Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği. Abdominal gerginlik.
A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.
Interest : Üretim faktörlerinden sermayenin getirisi. fon istem ve sunumunun karşılaşması sonucu oluşmuş fon fiyatı. Bir kimsenin bir etkinliğe, kişiye ya da nesneye karşı, kısıtlayıcı koşullar altında bile, oldukça uzun süre devam eden bağlanma isteği ya da eğilimi. seçme söz konusu olduğu zaman bir kimsenin benimsediği, üstün tuttuğu durum, düşünce ya da tutum. İkna etmek. Menfaat. İlgilendirmek. İstek uyandırmak. Merakını uyandırmak. İlgi. Ürem. Sarmak.
Spellbind : Büyülemek. Etkilemek.
Grip : Dikkatini çekmek. Etkilemek. Çekiç tutağı. Anlamak. Yakalamak. Kavramak. Tokacın sapını el ile kavrayış biçimi. Kavrama. Sıkmak. Çekicin, tek parçadan ya da çift örgüden yapılmış, sert, oynaksız, atış sırasında esnemeyen tutma yeri.
Transfix : Dondurmak. Kazığa oturtturmak. Donakalmak. Delip geçmek. Kazığa oturtmak. Kazıklamak. Afallatmak. Şaşkına çevirmek. Yere mıhlamak. Sersemletmek.
Intrigue : Fırıldak çevirmek. İlgisini uyandırmak. Gizlice sevişmek. Fesat. Şaşırtmak. Kandırmak. Kumpas kurmak. Dalavere. Entrika. Merakını uyandırmak.
Abaxial : Aks kemiği dışında. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksendışı. Abaksiyal. Eksen dışı. Eksenden uzak. Eksenden uzak, eksen dışı.
Caseinate synonyms : matter to, abattoir, a band, grab, seize, abdominal palpation, a c deformity, abdominal pain, abdominal fat necrosis, abdomen, a crochordon, a dna, a clay, abdominal ovariectomy.
Caseinate zıt anlamlı kelimeler, Caseinate kelime anlamı
Bore : Sıkıntı. Yüksek dalga. Bunaltmak. Kalibre. Çap (mermi). Usanç vermek. Birisinin canını sıkmak. Bela. Başını ağrıtmak. Kuyu.
Stay : Beklemek. Dayanmak. Geciktirmek. Bastırmak. Germek. Geçiştirmek. Bırakmamak. Kalmak. İkamet etmek. Ertelemek.

Bu kısımda Caseinate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Caseinate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Caseinate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Caseinate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.