Cash balance türkçesi Cash balance nedir

  • Nakit dengesi.
  • Nakit bakiyesi.
  • Cari hesap dengesi.
  • Ankes.
  • Nakit bakiye.
  • Kasa bakiyesi.
  • Kasa mevcudu.

Cash balance ingilizcede ne demek, Cash balance nerede nasıl kullanılır?

Cash : Ödenili. Bozdurmak (çek). Mangır. Paraya çevirmek. Elde tutulan ve ödemelerde anında kullanılabilen para. Nakit. Peşin ödeme. Bozdurmak. Nakit para. Para.

Balance : Denge. Yönetmenin sahne üzerinde tasarladığı düzenin temel öğelerinden biri. göz dengesiz bir görünümü (bilinçsiz de olsa) sezinlediği için sahne üzerindeki oyuncuları dengelemek gerekir. sahne üzerinde denge, iki ana bölümde ele alınır. fiziksel denge : bakışımlı ve bakışımsız olmak üzere iki çeşittir. güzelduyusal denge : sahne üzerinde kalabalığı anlam açısından uyumlu bir duruma getirir. Balans. Sayışımdan sonra görünen kalıntı. Denk gelmek. Dengede durmak. Bilanço. Denklik. Dengelemek. Tartaç.

Cash a bill : Çekin paraya çevirmek. Bir senedi tahsil etmek. Çeki bozdurmak.

Cash a check : Paraya çevirmek. Bir çeki tahsil etmek. Çeki bozdurmak. Çek bozdurmak.

Cash a cheque : Çek tahsil etmek. Bankaya çek verme ve karşılığında onun nakit değerini alma. Çek bozdurmak. Çek için nakit para alma. Çek kırdırma. Çek bozdurma. Çek kırdırmak.

Cash account : Tecimsel örgüte giren ve çıkan paraların tümünü gösteren vezne sayışımı. Vezne hesabı. Kasa hesabı. Vezne sayışımı. Tecimsel kuruluşa ilişkin kasa değişim ve devinimlerini kasaya giren, kasadan çıkan ve kasada kalan değerleriyle kapsayan sayışım. Yapılagelen işlemler nedeniyle alınacak ve ödenecek paraların akımı izlenilmek üzere açılan para sayışımı. Nakit hesabı. Kasa nakit giriş ve çıkışlarının gösterildiği hesap. Kasa sayışımı. Para sayışımı.

 

İngilizce Cash balance Türkçe anlamı, Cash balance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cash balance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Till money : Günlük işler için kasada hazır bulundurulan nakit para.

Cash on hand : Elde mevcut para. Nakit mevcudu. Alıcılara ilişkin gereksemeler karşılanılmak üzere bankalarca kasalarında bulundurulan para. Eldeki nakit. Mevcut para. Kasa varı.

Ready cash : Peşin para. Hazır para. Nakit. Eldeki para.

Ready money : Nakit para. Hazır para. Peşin para. Nakit.

Cash in hand : Eldeki para. Eldeki nakit. Elde bulunan para. Sayışıma geçirilmek üzere bankaya verilen madeni ve kağıt para ile yapılan başka tür yatırımları karşılayıcı çek ve başka tecimsel belgitler. işletmedeki para. Kağıt para karşılığı. Kağıt para basmağa yetkili bankaların bunlara karşılık kasalarında bulundurdukları altın ve gümüş maden ya da paraların toplamı. Kaynaklar. Akçe.

Cash ratio : Disponibilite oranı. Para mevcudu. Disponibilite oran.