Catalogic türkçesi Catalogic nedir

  • Bir kataloğa ait yada bir kataloğla alakalı.

Catalogic ingilizcede ne demek, Catalogic nerede nasıl kullanılır?

Catalogic number : Bir madde veya eşyanın numarası. Depolama tesisinde bir ekipmana verilen numara.

Cataloging : Kataloglama. Katalog yapma.

Cataloging and classification : Kataloglama. Kitaplıktaki gereçlerin tümünü, arandığında bulunması ve ne olduğunun bilinmesi amacıyla, belli bir sıraya göre yer numarası, kaynakçasal kimliği ve konusuyle birlikte kitap, defter, kağıt demeti ya da fişe işleme. kitaplık dermesinde yer alan her türlü gerecin kaynakçasal kimliğinin belirli bir kural gereğince saptanması.

Catalogist : Kataloglayan kimse. Ayrıntılı bir liste yapan kimse. Katalogçu.

Catalogize : Kaydetmek. Bir kataloğa yerleştirmek veya sokmak. Kataloklamak. Katakoglamak. Kataloğa almak.

Analytical cataloging : Ayrımsal kataloglama. Ayrımsal fişin hazırlanmasında yarar sağlayan kataloglama türü. bk. ayrımsal fiş.

Alphabetico direct catalog : Düz katalog. Konu başlıklarını olağan dil düzeni içinde, abecesel sırayla veren katalog. (örneğin: katalog-konu yerine, konu kataloğu gibi.).

Author catalog : Yazar adlarına göre çıkarılan fişlerin ya da temel fişlerin abecesel düzende sıralanmalarıyle oluşan katalog, bk. yazar fişi, temel fiş. Yazar kataloğu.

 

Alphabetic subject catalog : Kitabın içeriğini konu başlığı, vurgu sözcük, anahtar sözcük vb. yollarla belirten konu fişlerinin abecesel düzenle oluşan kataloğu. Abecesel konu kataloğu.

Alphabetico classed catalog : Konu fişlerinin tek bir abecesel düzende olması yerine, belli birtakım anabölümlere ve her bölüm içinde de daha alt bölümlere ayrılan ve bunların kendi içlerinde abecesel sıraya konulmasıyle oluşan katalog. Abecesel sınıflamalı katalog.

İngilizce Catalogic Türkçe anlamı, Catalogic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Catalogic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Listing : Bir rastlantılı örneklemede evren birimlerini tüketici olarak sayma ya da bir sayı vererek sıralama. dizem [ing . array] verileri tek tek gözlemler biçiminde sıralayan ya da gözlemlerin sıklığını dile getirmeyen dizi. bk. sıklık dağıhmı. Dizelgeleme. Bayılma. Kote etme. Maddeleme. Ambalaj listesi. Kaydetme. Listeleme. Kayıt. Liste.

Catalog : Katalog. Kataloglamak. Olaylar dizisi. Kataloğunu hazırlamak. Yanlı kaynak ya da belgeleri abece sırasına göre dizinleyen dizelge. Ardarda olaylar dizisi. Bkz.catalogue. Listeye almak. Listelemek.

List : Birimleri bir ölçüt ya da dizgeye göre sıra düzeni içinde toplayan ya da dizgesiz olarak alt alta sıralayan dizim. Geminin yan yatması. Deftere yazmak. Kaydetmek. Listeye yazmak. Bankalarda her tür belgelerin, ya da belgit, para ve türlü değerlerin ayrıntılarını gösteren çizelge. Liste. Yan yatmak. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Listelemek.

Discography : Kaset listesi. Plak koleksiyonu. Diskografi. Kayıt kataloğu. Omurlar arası diskin nucleus pulposus’una kontrast maddenin enjeksiyonundan sonra görüntü alınması.

Catalogic synonyms : parts catalog, seed catalog, library catalog, parts catalogue, library catalogue, seed catalogue.