Catalyst türkçesi Catalyst nedir

  • Biyoloji, fizik, kimya alanlarında kullanılır.
  • Kendisi değişmeden ya da çok az değişerek bir tepkimenin hızını değiştiren ve olası tepkimelerden birisinin seçimli olarak daha hızlı oluşmasını sağlayan özdek.
  • Katalizör.
  • Bir tepkimenin hızını değiştirip, tepkime sonunda kendisi değişmeyen özdek.
  • Katalist.
  • Kimyasal bir reaksiyonu hızlandıran madde, enzim.
  • Tezgen.

Catalyst ile ilgili cümleler

English: It would be difficult to improve the device when there is no effective catalyst.
Turkish: Etkili bir katalizör olmadığı zaman cihazı geliştirmek zor olurdu.

English: First, I'd like to examine the catalyst used in this experiment.
Turkish: Önce bu deneyde kullanılan katalizörü incelemek istiyorum.

Catalyst ingilizcede ne demek, Catalyst nerede nasıl kullanılır?

Catalyst poisoning : Kimi yabancı özdekler yüzünden bir tezgenin çalışamaz duruma gelmesi. Katalizör zehirlenmesi. Tezgen ağılanması. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Catalyst posioning : Kimi yabancı özdekler yüzünden bir tezgenin çalışamaz duruma gelmesi. Tezgen ağılanması.

Negative catalyst : Negatif katalizör. Kimyasal tepkimelerin hızını azaltmak için kullanılan tezgen. Ters tezgen.

Served as a catalyst : Birşeyi hızlandırmış. Katalizör olarak hizmet etmiş. Teşvik etmiş.

 

Ziegler catalyst : Ziegler katalizörü.

Catalysts : Katalizatör. Katalizörler.

Catalyse : Katalizleme. Tezgenleme. Katalizle kimyasal reaksiyonun hızını artırmak. Doğal olarak kalmaya devam ederken değişime neden olmak (ayrıca catalyze). Harekete geçirmek. Katalizle değiştirmek. Katalize etmek. Kolaylaştırmak. Katalizlemek.

Anticatalyst : Karşıtezgen. Negatif katalizör. Kimyasal reaksiyonu yavaşlatan madde (kimya). Yavaşlatan. Durduran. Antikatalizör.

Biocatalyst : Biyokimyasal tepkime hızlandırıcısı. Biyokatalizör. Biyokimyasal reaksiyon katalisti. Dirim tezgen. Biyokatalist.

Catalysing : Katalizleme. Katalize etmek. Katalizle değiştirmek. Harekete geçirmek. Katalizlemek. Katalizle kimyasal reaksiyonun hızını artırmak. Doğal olarak kalmaya devam ederken değişime neden olmak (ayrıca catalyze). Tezgenleme. Kolaylaştırmak.

İngilizce Catalyst Türkçe anlamı, Catalyst eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Catalyst ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Activator : Aktive edici. Etkinleştirici. Canlandırıcı. Bir şeyi harekete geçiren kimse. Etkinleştiren eden kimse. Harekete geçirici. Etkileştirici. Aktivatör. Aktivator. Aktifleştirici.

Catalyzers : Kolaylaştırıcı. Katalizer. Tezleştirici.

Catalytic : Tezgenin özelliklerine ilişkin. Katalitik. Tezleyici. Katalizöre ait. Tezgenli. Katalizle ilgili. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Tezgensel. Tezleşik.

Cause : Sebep vermek. Sebeb. Sebep olmak. Olaylar arasındaki bağımlılık ya da birlikte değişme ilişkisinde bağımsız ve belirleyici konumda olan etken. bk. sonuç. Dava. Sebebiyet vermek. Amaç. Yol açmak. İlke. Sebep.

 

Catalyzer : Kolaylaştırıcı. Kimyasal bir reaksiyonun gerçekleşmesi için gerekli olan aktivasyon enerjisini düşürerek reaksiyonun daha hızlı oluşmasını sağlayan ama kendisi bu reaksiyondan etkilenmeden çıkan ve çok kez aynı reaksiyonu katalizleyebilen organik veya inorganik moleküller. Katalizer. Tezleştirici.

Catalytic converter : Katalitik konvektör. Katalitik dönüştürücü. Bir otomobilde zararlı egzoz gazlarını zararsız ürünlere dönüştüren cihaz. Katalitik çevirici. Katalitik değiştirici. Katalitik konvertör.

Enzyme : Dirilkimyasal tepkimeleri, her birine özgün biçimde tezgenleyen önemli tezgen türü önbesi özdeciği. Özgen. Anamaya. Hayvansal veya bitkisel dokular tarafından sentezlenen, besin maddelerinin sindirilmelerini sağlayan, organizmada maddelerin parçalanma ve birleşmelerini düzenleyen, bu işlemlerin yönünü ve hızını belirleyen fakat işlem sırasında değişmeyen organik, protein tabiatında maddeler. katalizledikleri tepkimelerin tipine bağlı olarak oksidoredüktazlar, transferazlar, hidrolazlar, liyazlar, izomerazlar ve ligazlar olarak gruplandırılırlar. Enzim. Canlı gözelerce bir taşıyıcı proteinle buna bağlı metal kümelerden üretilip dirilkimyasal tepkimeleri tezleştiren özdek. Ferment. Biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Canlı hücreler tarafından meydana getirilen, biyokimyasal tepkimelerde katalizör olarak görev yapan bir protein molekülü. katalizledikleri tepkimelerin tipine ve sayısına bağlı olarak, oksidoredüktazlar, transferazlar, hidrolazlar, liyazlar, izomerazlar ve ligazlar olarak gruplandırılırlar. ferment. Tepkiten.

Biocatalyst : Biyokatalist. Biyokimyasal tepkime hızlandırıcısı. Biyokimyasal reaksiyon katalisti. Dirim tezgen. Biyokatalizör.

Accelerator : Gaz. Herhangi bir organın çalışmasını veya kimyasal bir olayın hızını artıran ilaç veya madde. İvmelendirici. Temel tanecikleri ya da çekinleri yüksek erkelere dek hızlandırmaya yarayan aygıt. İvdireç. Fizik, kimya, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hızlandırıcı. Uygun elektrik ya da mıknatıs alanları yardımıyla, yükünleşmiş temel parçacıkları, atomlar ve molekülleri yüksek hızlara çıkararak, çarpışmalarla yeni çekirdek tepkimeleri sağlayan aygıt. İvdirici. İvmeç.

Catalyst synonyms : causal agency, platinum black, causal agent, catalyzator.

Catalyst zıt anlamlı kelimeler, Catalyst kelime anlamı

Anticatalyst : Yavaşlatan. Durduran. Kimyasal reaksiyonu yavaşlatan madde (kimya). Negatif katalizör. Antikatalizör. Karşıtezgen.

Inhibitor : Menetme. Biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. İnhibitör. Bir kimyasal tepkimenin hızını yavaşlatmak ve kimi zaman da durdurmak için kullanılan kimyasal özdek. Gelişmeyi engelleyici. enzimle katalize edilen reaksiyonların hızını azaltan veya tamamen yok eden madde. Tezgenin çalışmasını önleyerek, tepkime hızını azaltan katışkı. Geciktirici. Bir faaliyeti ya da olayı kontrol eden ya da engelleyen herhangi bir madde. inhibitör. Yavaşlatıcı. Önleyici.