Categorizer türkçesi Categorizer nedir

  • Nesneleri kategorilere ayıran kimse.

Categorizer ingilizcede ne demek, Categorizer nerede nasıl kullanılır?

Categorizers : Nesneleri kategorilere ayıran kimse.

Categorize : Vasıflandırmak. Sınıflandırmak. Sınıflandırma yapmak. Kategorize etmek. Kategoriye ayırmak. Sınıflamak. Kategorilemek.

Categorized : Sınıflamak. Kategorize edilen. Kategorize etmek. Kategorize edilmiş. Sınıflandırmak.

Categorizes : Kategorilemek. Vasıflandırmak. Kategorize etmek. Kategoriye ayırmak. Sınıflandırmak. Sınıflandırma yapmak. Sınıflamak.

Recategorize : Yeniden gruplandırmak. Yeniden sınıflandırmak.

Categoric objection : Vurgulu protesto. Mutlak ret. Açık itiraz.

Categorization : Kesimleme. Kategorizasyon. Bir ya da birden çok değişkene göre elde edilmiş gözlemleri, değişkenlerin seçenek ve değerlerine ya da bunların bileşimlerine göre altbölümlere ayırma. Kategorize etme. Kategorilere ayırma (ayrıca categorisation). Sınıflandırma. Kümeleme.

Serial categorization : Nitel veri ya da bu verilerin içerikleri bir ayrıtın salt varlığını ya da yokluğunu aramakla kalmayarak yoğunluk düzeyini de gösterecek biçimde kesimleme. Dizileyici kesimleme.

Categorizations : Kategorizasyon. Kümeleme. Sınıflandırma. Kategorilere ayırma (ayrıca categorisation). Kategorize etme.

 

Dichotomic categorization : Nitel veri ya da içerikleri, ilgili ayrıtın salt varlığını ya da yokluğunu araştıracak biçimde kesimleme. Karşıtuçlu keşimleme.

İngilizce Categorizer Türkçe anlamı, Categorizer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Categorizer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Classified : Derecelendirilmiş. Sınıflandırılmış. Kategorilere ayrılmış. Gizli (bilgi). Bölümlenmiş. Sınıflanmış. Tasnif. Gizli. Tasnif edilmiş.

Reason : Akıl yürütmek. Konuşmak. Akıl. Bulmak. Usavurmak. Yargılamak. Niçin. Neden. Düşünüp taşınmak.

Classify : Ayırmak. Kategorilere ayırmak. Gizlilik derecesi vermek. Klase etmek. Tasnif etmek. Sınıflamak. Sınıflandırmak. Sınıflandırma yapmak. Gizli olduğunu duyurmak.

Compare : Oranlamak. Kıyas etmek. Mukayese etmek. Benzetmek. Benzemek. Karşılaştırılmak. Karşılaştırma yapmak. Karşılaştırmak. Kıyaslamak.

Sort out : Halletmek. Aydınlığa kavuşturmak. Sınıflandırmak. Ayırmak. Seçip ayırmak. Seçip ayıklamak. Açıklığa kavuşturmak. Çözümlemek. Problemi çözmek. Düzeltmek.

Separate : Tecrit etmek. Ayırmak. Yollarını ayırmak. Ayrışmak. Dağılmak. Ayrı. Ferdi. Kopmak. Ayrıbasım. Ayrı yaşamak.

Categorised : Kategorize edilen. Gruplar halinde düzenlemek. Bir kategoriye koymak. Tasnif etmek (ayrıca categorize). Sınıflandırmak. Kategorize edilmiş.

Class : Kategorilere ayırmak. Kategorize etmek. Sınıflamak. Bir topluluk içinde, birbirlerinden ekonomik ve toplumsal yönlerden ayrılan ve aralarında karşıtlıklar bulunan bölüklerden her biri. krş. altkültür, kültür alanı, altkültür alanı, yatay bölük. Canlıların sınıflandırmasında takımların bir araya gelmesiyle oluşturulan taksonomik grup. Zümre. Bir sınıf veya bu sınıf içindeki bir grup. Saymak. Sınıflandırmak. Ayırmak.

 

Categorise : Sınıflamak. Vasıflandırmak. Gruplar halinde düzenlemek. Kategoriye ayırmak. Kategorize etmek. Kategorilemek. Sınıflandırmak. Tasnif etmek (ayrıca categorize). Bir kategoriye koymak. Sınıflandırma yapmak.

Assort : Tasnif etmek. Ayırmak. Yakışmak. Uymak. Sınıflandırmak. Türlerine göre ayırmak.

Categorizer synonyms : sort.

Categorizer zıt anlamlı kelimeler, Categorizer kelime anlamı

Unclassified : Gizli olmayan. Tasnif dışı. Sınıflandırmaya girmemiş. Sınıflandırmaya girmeyen. Karışık. Sınıflandırılmamış.