Cays türkçesi Cays nedir

  • Kay.
  • Küçük ve düz deniz adası.
  • Küçük ada.
  • Küçük alçak ada.

Cays ile ilgili cümleler

English: Meat decays quickly in warm weather.
Turkish: Et sıcak havalarda hızla çürür.

Cays ingilizcede ne demek, Cays nerede nasıl kullanılır?

Decays : Sağlığını kaybetmek. Zayıflamak. Çürümek. Parçalanmak. Bozulmak. Dağılmak. Bozmak. Azalmak. Halsiz düşmek. Eksilmek.

Cay : Kay. Adacık. Küçük alçak ada. Küçük ada. Küçük ve düz deniz adası.

Cayenne : Arnavut biberi. Arnavutbiberi. Çok acı kırmızı biber. Kırmızı biber. Fransız guyanası'nın başkenti. Kırmızıbiber. Çok acı biber. İskambil oyunu.

Cayenne pepper : Kırmızı biber. Arnavut biberi. Acı biber. Arnavutbiberi.

Cayenne tick : Kırmızı biber kenesi. Amerika’nın tropik bölgelerinde yaşayan ısırığı oldukça acılı olan, kanatlılardan ve memelilerden kan emen, insanlara rocky dağlarının noktalı ateşi adlı hastalığı taşıyan kene türü. amblyomma cajennense.

Cayman islands : Karayip denizi'nde küba'nın güneydoğusunda bulunan bir adalar grubu. Cayman adaları.

Cayennes : Çok acı kırmızı biber. Çok acı biber. Kırmızıbiber. Arnavut biberi. Arnavutbiberi. Kırmızı biber. İskambil oyunu.

Cayman : Büyük timsah. Güney amerika timsahı. Tropikal timsah. Timsah.

 

Atomic decay : Atom bölünmesi.

Cayugas : İndiana eyaletinde yerleşim yeri. Cayuga. Kuzey dakota eyaletinde şehir. Cayuga yerli kabilesinin üyesi kimse.

İngilizce Cays Türkçe anlamı, Cays eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cays ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rec : Kayıt.

Islet : Adacık.

Slipway : Yapı yeri. Gemi kızağı. Çekek. Kızak (gemi). Palamar yolu. Kızak. Gemi kazığı yolu. Gemi tezgahı.

Recs : Kayıt.

Construction : Dikinti. Duvarlar ya da sütunlar üstüne oturtulmuş bir çatısı bulunan, insanların, hayvanların ve malların barınması ya da başka gereksinmeleri karşılamaları amacıyla yapılmış; bir yapıtasarcılık ürünü. Yorum. Yorumlama. Çizim. Yapı. Kuruluş. Anlam. İnşa etme. Konstrüksiyon.

Cay : Adacık.

Structure : Biçimlendirmek. Bilgisayar, coğrafya, fizik, kimya, gramer, tiyatro, sosyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Bina. Oyun dokusu, işlenişi, çatısı. konunun ana çizgisi. tuluata dayanan tiyatroda senaryo. Örgü. Düzenlemek. Kayaç kütlelerinin kıvrılma, kırılma gibi biçim değiştirme olayları ve iç itim sonucu birbirleriyle ilgili durumları. İnşaat. Bünye. Oyun yapısını ortaya çıkaran doku.

Life : Hayat süresi. Yaşantı. Durmuş. Yaşamla ilgili. Bir hayvan ya da bitkiyi anorganik ya da ölmüş organik maddeden ayıran özellik. canlının metabolizma, büyüme, üreme, çevreye uyum gibi gösterdiği hayati olaylar. Kişi. Canlılık. Bilgisayar, biyoloji alanlarında kullanılır. Yaşam. Canlı.

Years : Zaman için kullanılan genel terim (geçmiş, şimdiki ve gelecek zaman). Yıllar. Zamanın belirli bir dönemi. Uzun zaman. Büyük yaş. Yıl. İler yaş.

Shipyard : Dok. Gemi tezgahı. Tersane. Gemi tersanesi. Şantiye.

Cays synonyms : shipway.