Ceil türkçesi Ceil nedir
- Tavan yapmak.
- Tavan çekmek.
Ceil ile ilgili cümleler
English: Ali bumped his head on the ceiling of the car.
Turkish: Ali kafasını arabasının tavanına çarptı.
English: Ali can touch the ceiling.
Turkish: Ali tavana dokunabilir.
English: A round light is hanging from the middle of the ceiling.
Turkish: Yuvarlak bir lamba, tavanın ortasında asılıyor.
English: "It must be great to be tall." "Do you think so? It's not really that great. You keep bumping your head on the ceiling."
Turkish: "Uzun boylu olmak harika olmalı." "Öyle mi düşünüyorsun? Gerçekten o kadar harika değil. Kafanı tavana çarpmaya devam edersin."
English: A fly can walk on the ceiling.
Turkish: Sinek tavanda yürüyebilir.
Ceil ingilizcede ne demek, Ceil nerede nasıl kullanılır?
Ceiled : Tavan yapmak. Tavan çekmek.
Ceilidh : İrlanda ve iskoç geleneksel müziği çalınan dansedilen ve müzikli hikaye anlatılan gayrı resmi sosyal aktivite veya parti (popular in irlanda, iskoçya ve kanada vilayeti olan prens edward adasında popüler).
Ceilidhs : İrlanda ve iskoç geleneksel müziği çalınan dansedilen ve müzikli hikaye anlatılan gayrı resmi sosyal aktivite veya parti (popular in irlanda, iskoçya ve kanada vilayeti olan prens edward adasında popüler).
Ceiling : İç kaplama (gemi). Yükseklik sınırı. Tavan değer. Tavan fiyat. Sahne tavanı ya da dekor tavanı. Tavan ödeme. Eğitim, tiyatro alanlarında kullanılır. Dekorda, sahne üstündeki askı palangaları yoluyla tutturulan tavan. Test aracılığıyla ölçülen yeteneğin en üst sınırı. Toplam tutar için sınırlama.
Ceiling beam : Tavan kirişi.
Ceiling brackets : Üst ayraçlar. Tavan destekleri.
Ceiling fitting : Doğrudan tavana takılan ışıklık. Tavan ışıklığı. Seyir yerinin tavanında bulunan aydınlatma kümesi. Tavan ışık kümesi.
Ceiling bond : Tavan ödün. Gümrük vergisinin, uluslararası antlaşmalar ve görüşmeler sırasındaki düzeyinin üstünde bağlanması. (bu, o ülke için konu alınan vergi oranını, bağlanan düzeyin üstüne kendiliğinden çıkaramama yükümlülüğünü doğurur, a. bk. ödün.).
Ceiling board : Tavan tahtası.
Ceiling fan : Bir tavana asılmış vantilatör. Tavan üfleci. Tavan vantilatörü.
İngilizce Ceil Türkçe anlamı, Ceil eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Ceil ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Compartment : Bölme. Kısım. Göz. Hücre. Alan. Kompartıman. Bölüm. Kompartman. Bölge. Bölüntü.
Blastomere : Blastomer. Döllenmiş bir yumurta bölümü tarafından oluşturulan hücre. Büyürgöze.
Plant cell : Bitki hücresi.
Akaryote : Akaryot.
Fiber : Tel. Lif. Teltik. Elyaf. Telcik. Bağ dokusunda bulunan kollagen, elastik ve retiküler iplikler. lif. kas, sinir ve bağ dokusu gibi dokularda bant oluşturan uzun hücre ya da hücreler topluluğu. yünde ve saçtaki keratin gibi protein uzantılar. Ham selüloz. Kimi minerallerin dokusunu yapan ince iplikler. Kişilik. Sinir.
Mother cell : Bölünerek diğer hücre tiplerini veren hücre. Anahücre. Ana hücre.
Being : Yaşam. Vücut. Tanrı. Yaratık. Mahluk. Mevcudiyet. Yaradılış. Bilinçten bağımsız olarak var olan nesnel dünya ya da özdek. Varoluş.
Vacuole : Doku boşluğu. Dokularda bulunan boşluk. Ökaryot hücrelerin sitoplazması içinde sıvı, hava ya da kısmen sindirilmiş besin kapsayan tek zarla çevrili boşlukların her biri. koful. Vakuol. Koful. Bir hücrenin sitoplazmasında akışkanla dolu olan boşluk. Vaküol.
Ceil synonyms : cell organ, sex cell, akaryocyte, beta cell, reproductive cell, parthenote, cytomembrane, cell organelle, sertoli's cell, flagellated cell, animate thing, leydig's cell, kupffer's cell, cytol, acaryote, vegetative cell, embryonic cell, karyon, formative cell, ceils, ceiled, organism, polar body, fertilized ovum, zygote, germ cell, cell nucleus, somatic cell, sertoli cell, leydig cell, archespore, energid, arthrospore.
Ceil zıt anlamlı kelimeler, Ceil kelime anlamı
Uncover : Açmak (örtü, kapak vb). Örtüsünü kaldırmak. Üstünü açmak. Deşifre etmek. Şapka çıkarmak. Açmak. Kapağını açmak. Su yüzüne çıkarmak. Örtüsünü açmak. Örtüsünü ya da kapağını açmak.
Unveil : Su yüzüne çıkarmak. Peçesini kaldırmak. Açmak. Açmak (örtü vb). Açığa vurmak. Açılışı yapılmak. Göstermek (ilk kez olarak). Ortaya çıkarmak. Açıklamak. Açığa çıkarmak.
Show : Gösterim. Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek. Açıklamak. Belirtmek. İzleyicileri eğlendirmek amacını güden, hafif müzik, dans, kısa oyun, yarışma gibi çeşitli gösterilerden oluşan izlence. Öğretmek. Temsil. Görünç. Girişim. İş.
Ceil antonyms : cellular.
Ceil ingilizce tanımı, definition of Ceil
Ceil kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to ceil a room. To furnish with a ceiling. To overlay or cover the inner side of the roof of.

Bu kısımda Ceil kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Ceil ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Ceil anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Ceil ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.