Cell phone türkçesi Cell phone nedir

Cell phone ile ilgili cümleler

English: Ali put his cell phone on his desk.
Turkish: Ali cep telefonunu masasına koydu.

English: Ali took out his cell phone so that he could take a selfie.
Turkish: Ali bir özçekim çekebilmek için cep telefonunu çıkardı.

English: Ali put his cell phone away.
Turkish: Ali cep telefonunu kaldırdı.

English: Can I borrow your cell phone today?
Turkish: Bugün cep telefonunu ödünç alabilir miyim?

English: Ali took out his cell phone and called for help.
Turkish: Ali cep telefonunu çıkarıp yardım çağırdı.

Cell phone ingilizcede ne demek, Cell phone nerede nasıl kullanılır?

Cell : Oda (manastır vb içinde). Oda (manastır vb). Kıvılkesim işleminin yapıldığı kap. Kimyasal erkeyi elektrik erkesine dönüştüren düzenek. Göze. Pil. Göz. Küçük oda. Bağımsız olarak işlev görebilen en küçük canlı birimi, dokular, organlar ve kan dolaşımını oluşturan birimler. Akımsaklarda iki voltluk elektrik gücü taşıyan bölümlerden her biri.

Phone : Telefon açmak. Basit ses. Telefonla aramak. Telefon. Sesbirimcik. Selenli sesbirimbirim. Telefon gündüz. Çınkalamak. Ses. Alısünlemek.

Cell address : Bir elektrik devresindeki bir hücrenin yerini belirleyen bir harf ve bir sayı kombinasyonu. Hücre adresi.

 

Cell adhesion molecules : Hücre adhezyon molekülleri.

Cell anus : Hücre anüsü. Kimi tek hücrelilerde besin artıklarının hücreden atıldığı açıklık, sitopig.

Cell battery : Pil.

İngilizce Cell phone Türkçe anlamı, Cell phone eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cell phone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cellular telephone : Kablosuz telefon.

Mobile phone : Yancık alısünü. Halta çınkası. Araç telefonu.

Cellphone : Mikrodalga radyo sinyalleri üzerinden sinyal gönderen kablosuz portatif telefon.

Cellular : Hücre. Selüler. Gözesel. Hücreli. Ajurlu. Hücre ile ilgili. Hücreye ait, hücreyle ilgili, hücresel. Gözelerden dizilmiş biçimde bir yapı gösteren. Gözeli.

Mobile : Gezgin. Rüzgarın etkisiyle hareket eden küçük süs eşyası. Oynak. Devingen. Yer değiştirebilen. Seyyar. Zaman içinde konumu, yapısı ya da niceliğini değiştirme özelliği olan özdek, olay ve süreçlerin genel niteliği. Hareket eden. Dengede hareket düzeni.

Cell phone synonyms : mobile telephone, cellular phone.