Cellphone türkçesi Cellphone nedir

  • Cep telefonu.
  • Mikrodalga radyo sinyalleri üzerinden sinyal gönderen kablosuz portatif telefon.

Cellphone ile ilgili cümleler

English: Can I have your cellphone number?
Turkish: Cep telefonu numaranızı alabilir miyim?

English: Her cellphone rang during class.
Turkish: Ders süresince telefonu çaldı.

English: Ali checked his cellphone for messages.
Turkish: Ali mesaj gelip gelmediğini görmek için telefonunu kontrol etti.

English: Ali was just about to go out when his cellphone rang.
Turkish: Ali cep telefonu çaldığında tam dışarı çıkmak üzereydi.

English: Could you please give me your cellphone number?
Turkish: Lütfen bana cep telefonu numaranı söyleyebilir misin?

İngilizce Cellphone Türkçe anlamı, Cellphone eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cellphone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cell : Cep. Bölme. Hücre. Isı, ışık, kimyasal etkileşim gibi olaylar sonucu oluşan yük-süren kuvvet kaynağı. Genellikle gözle görülemeyecek kadar küçük, yarı geçirgen bir zar ile çevrili sitoplazma kitlesinden oluşan, sitoplazma içinde çeşitli hayali olayları yürüten çekirdek, endoplazmik retikulum, mitokondri, sentriol, lizozom, ribozom, gibi organeller ile mikrofilamentler, mikrotüpçükler vb. yapılar bulunan, genetik materyali ya bir zar ile çevrili (ökaryot) ya da sitoplazma içinde zarsız olarak yer alan (prokaryot) bir organizmanın yapı ve görev bakımından en küçük birliği. Göz. Göze. Kimyasal erkeyi elektriksel erkeye çeviren ve birkaç voltluk akım verebilen üreteç; kuru pil. Pil. Küçük oda.

 

Cellular telephone : Hücresel telefon. Mobil telefon. Kablosuz telefon.

Mobile : Hareketli. Devinimli. Yer değiştirebilen. Hareket eden. Cep tel. Zaman içinde konumu, yapısı ya da niceliğini değiştirme özelliği olan özdek, olay ve süreçlerin genel niteliği. Gezici. Devingen. Seyyar.

Cell phone : Mobil telefon. Her yerde taşınabilir ve kullanılabilir telefon. Hücresel telefon.

Wireless telephone : Telsiz telefon. Telsiz sinyalleri alan telefon. Kablosuz telefon.

Cellular : Gözenekli. Hücre ile ilgili. Hücre. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Gözenekli olan. Hücresel. Gözesel. Gözelerden dizilmiş biçimde bir yapı gösteren. Hücreli.

Radiotelephone : Telsiz. Radyotelefon. Telsiz telefon.

Radiophone : Telsiz telefon. Radyofon. Radyotelefon ile mesaj göndermek. Radyotelefon.

Mobile phone : Halta çınkası. Araç telefonu. Yancık alısünü.

Cellphone synonyms : cellular phone.