Cementing türkçesi Cementing nedir

Cementing ingilizcede ne demek, Cementing nerede nasıl kullanılır?

Cementite : Demir karbit (kimya). Sementit.

Cementite network : Sementit ağı.

Cementitious : Çimentomsu. Çimento gibi. Betona benzer. Beton karakteristiğinde olan. Çimentoya benzer. Betonla alakalı.

Eutectic cementite : Ötektik sementit. Ötektik sementiti.

Eutectoid cementite : Ötektoid sementit. Ötektoid sementiti.

Cement bagging machine : Çimento torbalama makinesi.

Lamellar cementite : Katmanlı sementit. Lamel sementit.

Cement bound macadam : Çimento makadam.

Proeutectic cementite : Ötektiköncesi sementiti. Ötektik öncesi sementit. Proötektik sementit.

Proeutectoid cementite : Proötektoid sementit. Ötektik öncesi sementiti. Ötektoidöncesi sementiti.

İngilizce Cementing Türkçe anlamı, Cementing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cementing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mandarin : Çin'de yüksek memur. Turunçgiller (rutaceae) familyasından, doğal olarak tropik, subtropik ve doğu asya'da yayılış gösteren, ülkemizde meyveleri için kültürü yapılan bir tür. Mandalina. Kink. Kuzey çin lehçesi. Çincenin standart resmi ve edebi kullanılan şekli.

Transfer : Aktarma yapmak. Havale etmek. Nakil. Aktarma bileti. Transfer. Aktarım. Transfer olmak. İhale etmek. Taşımak.

 

Splicing : Zincirleme. Bir araya getirme. Uçbirleştirme. Splays yapma. Birleştirme. Fonksiyonel mrna’nın oluşması için öncü rna’dan intronların uzaklaştırılması ve geriye kalan ekson yapıların birleştirilmesi işlemi. Birleşme. Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Siplayzing. Birleştirilme.

Joining : Ek. İştirak. Kaynama. Birleşme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Birleştirme. Film, mıknatıslı kuşak, mıknatıslı görüntü kuşağı gibi çeşitli gerecin zamk ya da yapıştırıcı kuşak (seloteyp) yardımıyla eklenmesi işi. Kurma. Ekleme.

Agglutinations : Bitişkenlik. Bitişme. Yığışım. Aglutinasyon. Tutkallama. Ekleme. Aglütinasyon.

Agglutination : Bir sıvı içerisinde dağılmış olan maddelerin bir araya gelerek küme oluşturmaları. özellikle bakteriler, kırmızı kan hücreleri ve protozoonların kendiliğinden veya belirli bir antikorla veya bir ajanla karşılaşmasından sonra bir arada yığınlar meydana getirmesi. Bitişkenlik. Tutkallama. Aglutinasyon. Ekleme. Bakteri veya alyuvar gibi yüzeyinde antijen taşıyan çok sayıda taneciğin, belirli bir antikor veya bir ajanla muamelesinden sonra birbirine bağlanarak kümeleşmesi. yanlış kan aktarımlarında antikorların alyuvar yüzeyindeki antijenlere bağlanması sonucu alyuvarların bir araya toplanarak kümeler oluşturması, aglütinasyon. Yığışım. Yığınlar meydana getirme. özellikle polenler, bakteriler, kırmızı kan hücreleri ve protozoonların ya kendiliğinden veya belirli bu- antikorla ya da bir ajan ile muamelesinden sonra bir arada yığınlar meydana getirmesi. aglutinasyon. Birikişme. Kümelenme.

 

Wailful : Yaslı. Kederli. Acı dolu.

Gumming : Yapıştırmak. Zamklamak.

Mandarin orange : Mandalina. Kink. King.

Bondings : Birleştirme. Bağlayan. Yapışma. Sahil duvarı. Bağlanma. Bağlama. Tutturma. Topraklama.

Cementing synonyms : cementation, sorrowful, wailing, joinings, moderating, adhesion, gluing, bonding.

Cementing zıt anlamlı kelimeler, Cementing kelime anlamı

Joyful : Şatır. Handan. Neşeli. Sevinçli. Neşeyle dolu. Sevindirici. Kıvançlı. Mutlu.