Censusing türkçesi Censusing nedir
Censusing ingilizcede ne demek, Censusing nerede nasıl kullanılır?
Census data : Nüfus sayımı verileri.
Census registration : Ülke nüfusunun resmi kaydı. Oturanların kaydı.
Census taker : Nüfus memuru. Sayım görevlisi. Sayım memuru.
Census type study : Durum saptayıcı araştırma. Bir evrende belli ayrıtların gözlenme sıklığını saptamak, belli özelliklerin sayısal dağılımını sergilemek ya da aranan nitelikleri sayıp dökmek amacıyla yapılan inceleme, bk. betimleyici araştırma.
Bureau of the census : Nüfus memurluğu. Nüfus idaresi. Abd ticaret bakanlığı'nın her 10 yılda bir nüfusu sayan bürosu (istatistiksel ve kongre'de temsil edilme konuları amaçlı).
Censuses : Populason sayımı. Nüfus tahriri. Sayım. Nüfus sayımı. Sayma. Tahrir.
Population census : Başta cins, yaş, doğum yeri, öğrenim durumu ve uğraş olmak üzere bir çoğanın belli başlı ayrıtlarını, tüm birimleri tarayarak saptayan sayım. Çoğa sayımı. Populason sayımı. Nüfus sayımı.
General census : Genel nüfus sayımı. Nüfusun resmi olarak sayılması.
Censure motion : Güvensizlik oyu. Gensoru önergesi.
Censurable : Sansür edilebilir. Eleştirilebilir. Eleştiriyi hak eden.
İngilizce Censusing Türkçe anlamı, Censusing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Censusing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Counts : Kont. İddialar. Sayı. Hesaba katma. Önemseme. Hesap. Sayılan. Münferit iddialar. Dava maddesi.
Overwhelming : Çok büyük. Bunaltıcı. Galip. Baskın. Ezici. Çok yoğun ve baskılı. Çok kuvvetli. Kahredici. Başından aşkın. Karşı konulmaz.
Stock taking : Envanter. Envanter yapma. Envanter tanzimi.
Arithmetic : Aritmetik. Aritmetiksel. Ölçme. Bilgisayar, eğitim alanlarında kullanılır. Sayı bilgisi. Riyaziye. Matematiğin sayılarla ilgili bölümünü temel alan, sayıların özellik ve işlemlerini anlatan ders. Hesap.
Enumeration : Döküm. Bir evreni oluşturan birimleri tek tek sayılama. Sayım listesi. Sayılma. Sayımlama. Ayrıntılı liste. Liste. Detaylı liste.
Disorienting : Şaşırtmak. Yolunu kaybettirmek. Kafa karıştırma. Kafa karıştıran. Yönünü şaşırtmak. Kafasını karıştırmak.
Convention : İki veya daha çok devletin saldırmazlık, savaşta ittifak ve iktisadi ilişkiler gibi konularda yasal sonuçlar doğurmak üzere yapılan sözleşme. Gelenek. Toplantı. Adet. Uylaşım. Resmi bir toplantı veya konferans. Toplanma. İki ya da daha çok devlet arasında yapılan bağlayıcı yazılı sözleşme. Uzlaşma.
Essayed : Tecrübe. Numune. Tecrübe etmek. Rapor. Deneme. Kalkışmak. Denemek. Yapmaya kalkışma. Yapmaya kalkışmak.
Inventoried : Envanterini yapmak. Depo. Kaydetmek. Sayımca. Envanter. Demirbaş eşya çizelgesi. Katalog. Envantere işlemek. Döküm.
Scoring : Edinme. Kazınma. Para kazanma. Film müziğinin özel bir işlikte çalınarak kuşak ya da film üzerine alınması işlemi. Skor. Test maddelerinden ne kadarının doğru, ne kadarının yanlış yanıtlandırıldığını saptama işi. ölçülen herhangi bir şeyin özelliklerini değerlendirme işlemi. Puanlama. Çizilme. Çizme. Puantaj.
Censusing synonyms : reckonings, reckoning, accounting, population census, inventorying, essay, composition, intense, count out, metering, count, computing, enumerations, inventory, census, counting, censuses.
Censusing zıt anlamlı kelimeler, Censusing kelime anlamı
Orienting : Doğuya doğru yapmak. Doğrultmak. Yöneltmek. Yönlendirmek.
Mild : Mazlum. Yavaş. Halim. Yumuşak. Ilımlı. Nazik. Zarif. Küçük yumru. Ilıman (iklim). Hafif.

Bu kısımda Censusing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Censusing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Censusing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Censusing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.