Centile türkçesi Centile nedir

Centile ingilizcede ne demek, Centile nerede nasıl kullanılır?

Decentile : Onda birlik.

Percentile : Yüzde bir. Yüzde birlik. Yüzdelik. Yüzde. Kan basıncı, ağırlık, boy gibi sürekli değerleri olan bir veri dizisinin 100 eşit parçaya bölünmesinden oluşan kümeler, persentil. Persentil. Yüzdeli. Yüzdebirlik. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yüzdelik dilim.

Percentile method : Yüzdelik yöntem.

Percentile norm : Yüzdelik düzgü. Bir testten elde edilen ham puanın, düzgüsel kümeye göre yüzdelik değeri.

Percentile rank : Yüzdelik sırası. Sınıflama yüzdesi. Belli bir sıraya uygun düşen puana eşit ya da o puandan daha aşağıda bulunmak üzere bir dağılım içinde yer alan puanların yüzdesi.

Standard percentile : Standart yüzdelik.

Centiliter : Santilitre. Bir litrenin yüzde birine eşit ölçü.

Centiliters : Santilitre. Bir litrenin yüzde birine eşit ölçü.

Centi : Senti. Santi.

Percentiles : Yüzdebirlikler.

İngilizce Centile Türkçe anlamı, Centile eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Centile ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mark : Lekelemek. Numara. İz. İşaret koymak. Okullarda öğretmenlerce her öğrencinin başarısı üzerinde edinilen kanıyı, varılan yargıyı gösteren değer. Damga. Leke. İm. Mark. Etki.

 

Grade : Derecelere ayırmak. Derecelendirme yapmak. Not. Puanlamak. Düzeltmek. Düzenlemek. Cins. Sınıflandırmak. Derecelendirmek. Rütbe.

Percentile : Kan basıncı, ağırlık, boy gibi sürekli değerleri olan bir veri dizisinin 100 eşit parçaya bölünmesinden oluşan kümeler, persentil. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir sıklık dağılımında belli bir yüzdeliğin altında kalan denek kümesinin yüzdesi. Yüzde. Persentil. Yüzde birlik. Yüzdelik. Persantil. Yüzdelik dilim. Yüzde bir.

Score : Ağır eleştirmek. Almak. Tenis, futbol, eğitim, masa tenisi, basketbol alanlarında kullanılır. Bir testten, genellikle doğru olarak yanıtlanan madde sayısına göre elde edilen sonuca sayıyla biçilen değer. 2-üzerinde matematiksel bir işlem yapılmamış olan puan; ham puan. Sayı yapmak. Çentiklemek. Şanslı olmak. Bir ayaktopu kümesinde takımların aldıkları sonuçlara göre kazandıkları değerler. uluslararası kurallara göre kazanan takım iki, yenişemeyen takımlar birer değer alırlar. yenik takımlar ise değer alamazlar. Çizmek. Sayıl.