Centrist türkçesi Centrist nedir

Centrist ingilizcede ne demek, Centrist nerede nasıl kullanılır?

Centrist government : Muhafazakar hükümet.

Centrist party : Merkez partisi. Görüşleri ne liberal ne de muhafazakar olan siyasi parti.

Centrists : Merkezi bir siyasi parti üyesi. Merkeziyetçi. Ortayolcu. Ilımlı bir siyasi görüşe sahip kimse. Merkezci.

Afrocentristic : Afrika kültürüne dayanan. Afrika kültüründen gelen. Afrika kültüründen doğmuş. Afro-merkezli.

Androcentristic : Erkeğe özgü ilgi alanları ve bakış açıları tarafından hakim olunan. Erkek egemen.

Ethnocentrism : Kimi halkların kendilerini "insan", başka halkları da "barbar" olarak nitelemeleri; değişik kültürlere bağlı toplumların kendi kültürlerinden olmayanlara karşı takındıkları üstünlük tavrı. Üstün ırkçılık taslama. Halkbencilik. Yabancı düşmanlığı. Etnosantrizm. Etnik merkezcilik. Etnomerkezcilik. Irkçılık.

Anthropocentrist : İnsan merkezci. Gerçeği sadece insan deneyimi açısından gören kimse. İnsanı evrenin merkezi unsuru veya amacı olarak gören kimse.

Anthropocentristic : İnsanı evrenin merkezi unsuru veya amacı olarak gören. Gerçeği sadece insan deneyimi açısından gören. İnsan merkezli.

 

Ethnocentrist : Irkçı.

Androcentrism : Erkek egemenliği. Erkeğe özgü ilgi alanları ve bakış açılarına önem verme. Erkek egemenliğine dayalı yönetim biçim. Erkek egemenlik.

İngilizce Centrist Türkçe anlamı, Centrist eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Centrist ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adult : Biyoloji, eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yetişkin kişi. Oluşmuş, gelişimini tamamlamış. bir böceğin olgun, seksüel olarak etkin, genellikle kanatlı son gelişim evresi. Büyümüş. Erin. Yetişkin. Reşit. Normal olarak seyahat hizmetlerine tam ücret ödemesi gereken kişi. Erişkin. Bedensel, ruhsal ve duygusal bakımdan olgunluğa erişmiş olan kimse. yasaların belirttiği belli bir yaşı aşmış olup toplumsal sorumluluklarını bilme durumunda olan genç insan.

Moderate : Azaltmak. Ilımlılaştırmak. Başkanlık etmek. Makul kimse. Görüşleri aşırıya kaçmayan. Orta. Hafiflemek. Yatışmak. Yumuşamak. Hafifletmek.

Middle of the road : Ilımlı. Çoğunluğun görüşünü paylaşan. Ilımlı politika yanlısı. Sıradan. İkisi ortası. İkisinin ortası.

Middle of the roader : Merkez sağda yeralan. Ilımlı siyasal görüşü olan.

Centrists : Merkezi bir siyasi parti üyesi. Ilımlı bir siyasi görüşe sahip kimse.

Grownup : Yetişkin. Ergin. Olgun. Yetişkin kimse.

Center : Orta. Ortaya gelmek. Kubbe inşaat desteği. Orta alan oyuncusu. Orta alan. Merkez. Çevresinde dönüp dolaşmak. Sente. Bir kentin, tecim ve işgörü etkinliklerinin toplandığı çekirdek kesimi, bk. özbölge, iş özeği, kent özeği. kentsel işlevlerin ve etkinlerin yoğunlaştığı irili ufaklı yerleşim yerleri, kentler. Özek.

 

Centrist synonyms : moderationist, centralists, centralist.

Centrist zıt anlamlı kelimeler, Centrist kelime anlamı

Right : Düzgün. Yolunda. Telafi etmek. Gayet. Doğrulmak. Haklı çıkarmak. Tam olarak. Hak. Doğru. Düzelmek.

Left : Sol tarafa. Sol el. Sola ait. Be.sola. Kalmak. Bırakılan. Soldaki. Sol taraf. Sol. Artık.

Juvenile : Yavru. Gençlikte olan, gençliğe ait olan. Otuz yaşına kadar olan erkeklerin canlandırabileceği rol. Otuz yaşına kadar olan erkeklerin canlandırdığı rol. Temel olarak ergin bireylere benzeyen fakat henüz eşeysel olgunluğa erişmemiş olan genç bireyler. Gençlere özgü. Olgunlaşmamış. Jön. Tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çocuksu.