Cest türkçesi Cest nedir
- Kadınların giydiği korse veya kuşak.
Cest ile ilgili cümleler
English: All countries have a responsibility to preserve the ancestral relics of every people group within their borders, and to pass these on to the coming generations.
Turkish: Bütün ülkelerin sınırları dahilinde her insan gurubuyla ilgili tarihi eserleri korumak ve bunları gelecek nesillere aktarmak için bir sorumluluğu vardır.
English: Ali says he can trace his ancestors back about 300 years.
Turkish: Ali yaklaşık 300 yıldır atalarının izini sürdüğünü söylüyor.
English: Ali is one of the nicest guys I know.
Turkish: Ali tanıdığım en güzel erkeklerden birisi.
English: All humans on Earth are descended from a common ancestor.
Turkish: Dünyadaki bütün insanlar ortak bir atanın soyundan gelirler.
English: Ali is one of the nicest guys I've ever met.
Turkish: Ali şimdiye kadar tanıştığım en hoş erkeklerden biri.
Cest ingilizcede ne demek, Cest nerede nasıl kullanılır?
Cesta : Jai-alai top oyununda kullanılan çember şeklindeki sepet. İnce dalların veya sazların birlikte örülmesinden yapılan sepet (ispanyolca).
Cestoda : Tenyalar. Tenya. Şerit solucanlar. Şerit solucan. Asalak solucan.
Cestode : Bağırsak kurdu. Kurt. Cestoda alt sınıfının herhangi bir üyesi. Parazit. Sestod. Bağırsak şeridi.
Cestode neck : Birçok sestotta skoleksle strobila arasında bulunan halkalanmanın olmadığı kısım. Sestot boynu.
Cestodes : Sestod. Parazit. Platyhelmintes şubesinde bulunan skoleks, proliferasyon bölgesi ve strobiladan meydana gelmiş, dorsoventral basık sindirim sistemi bulunmayan hermafrodit, şerit benzeri, uzun, yassı ve boğumlu bağırsak asalakları, sestodlar. Kurt. Şeritler. Cestoidea sınıfında gerçek şeritleri içeren alt sınıf, eucestoda, cestoda. bu alt sınıfta bulunan türlerin erişkinleri alttan üstten basık, genellikle beyaz opak görünüme sahip, omurgalıların sindirim sisteminde yaşayan (archigetes türleri hariç), polizoik (caryophyllidea ailesindeki caryophyllaeus laticeps ve spathebothriidea ailesineki türler hariç), protandrik hermafrodit (dioecocestidae ailesinde bulunan türler hariç), uzunluğu 1 mm ile 25 m arasında değişen canlılardır. vücudları genellikle skoleks, proliferasyon bölgesi ve birkaç ila dört bin halkadan oluşan strobiladan meydana gelmiştir. erişkinler omurgalıların sindirim sitemi ve ilgili kanallarında parazitlenirken, larvalar (sistiserkus, sönurus, hidatit, sparganum) çeşitli organ ve dokularda bulunabilmektedirler. 11 takımın ikisi (pseudophyllidea ve cyclophyllidea) insan ve hayvanlarda parazitlenen türleri içermektedir. Bağırsak kurdu. Bağırsak şeridi.
Cestoid : Bağırsak şeridi. Kurt. Sestoid. Sestodlara benzeyen. Parazit.
Cestodiasis : Sestodiyaz. Sestodiyazis. Sestod enfeksiyonu.
Cestus : Korse. Kemer. Kuşak.
Cestodifuge : Sestodları felç eden antelmentikler. Sestodifüj.
Cestodicide : Sestodları öldüren antelmentikler. Sestodisit. Sestodları öldüren ilaçlar.
İngilizce Cest Türkçe anlamı, Cest eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Optimum : Erıiyi. En yüksek. En uygun. Bir değişkenin verilen bir amaca göre en elverişli değeri. İdeal. Bilgisayar, bilişim, biyoloji alanlarında kullanılır. Bir organizmanın tam gelişmesi için en uygun bir seri çevre faktörü. en iyi cevabın elde edildiği nokta. Optimal. En uygun durum. En yerinde.
Unexcelled : Eşsiz.
Superior : Üstün kimse. Üstün. Kibirli. Üstünlük taslayan. Üst. Amir. Üst orun. Yüksek. Satırın üstüne basılmış.
Set back : Ötelemek. Geciktirmek. İçeri almak. Geride bırakmak. Mal olmak. Çok katlı bir yapının her katında yer alan birimlerin, düzdizim çizgisi üzerinde olmasını gerektirmeyen, kimilerinin, ötekilerin bolca ışık ve hava almasına olanak sağlamak üzere daha geride yapılabilmelerine olanak veren kentbilim kuralı. Düzdizimsel ayrıklık. Geri bırakmak. İlerlemesine engel veya mani olmak. İlerlemesini engellemek.
Good : Yarar. Sağlam. Çıkar. Menfaat. Sağlığa yararlı. Sağlamlaştırmak. Hayırlı. Çok. Dolu dolu. Uslu.
Foremost : En başta ele alınması gereken. En başta gelen. Gelişmiş. En önemli. En öndeki. Baş. Başta gelen. Önde gelen. Herşeyden çok. En önemli olan.
Knock back : Şaşırtmak. Reddetme. Mal olmak. Patlamak. İçmek. Devirmek. Hızla içmek. Mal olmak (pahalıya vb) patlamak.
Champion : Destek olmak. Destekleyici. Üstün niteliklere sahip kimse. Tarafını tutmak. Şampiyon. Savunucu. Müdafaa etmek. En iyi. Savunmak. Çok yetenekli kimse.
Unsurpassed : Eşsiz. Emsalsiz. Benzersiz. Üstün.
Incomparable : Benzersiz. Mukayese kabul etmez. Kıyas kabul etmez. Eşsiz. Emsali kalmamış. Alternatifsiz. Kıyaslanamaz. Karşılaştırılamaz. İle kıyaslanamaz. Emsalsiz.
Cest synonyms : top grade, prizewinning, unexceeded, go to meeting, sunday go to meeting, put back, superfine, uncomparable, high grade, optimal, top quality, world class, be, record breaking, second best, top, unsurpassable, primo, first.
Cest zıt anlamlı kelimeler, Cest kelime anlamı
Comparable : Mukayese edilebilir. Kıyas edilebilir. Benzer. Kıyaslanabilir. Karşılaştırılabilir. Kıyas götürür.
Bottom : Alt. Kurmak. Bir temel üzerine yerleştirmek. Dip. Temeline inmek. Dibe ulaşmak. Dip koymak. Alttaki. Ulaşmak. Dibe dokunmak.
Bad : Fena. Yıkım. Şanssızlık. Aynasız. Perişanlık. Sert. Batak. Çürük. Kötü.
Cest antonyms : worst, side, inferior, nonpayment, income.
Cest ingilizce tanımı, definition of Cest
Cest kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A cestus. A woman`s girdle.

Bu kısımda Cest kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cest ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cest anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cest ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.