Chalaza türkçesi Chalaza nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Kalaza.
  • İç göbek.
  • Kuş yumurtalarında vitellüsü karşılıklı iki taraftan zara bağlayan iki sarmal banttan her biri. tohum taslağı besi dokunun (nusellus) taban kısmı. şalaza.

Chalaza ingilizcede ne demek, Chalaza nerede nasıl kullanılır?

Chalazae : Yumurta akı içine yerleşmiş yumurta sarısını her bir tarafından tutan iki beyaz bağ. İç göbek. Şalaz.

Chalazia : Kalazya. Vücuttaki büzgenlerin yumuşaması veya açılması.

Chalazion : Göz kapağı kisti. Meibomian bezlerine ait salgıların birikmesine bağlı olarak göz kapağı kenarında meydana gelen kist. Şalazyon.

Chalazogamy : Göbek döllenmesi. Polen tüpünün ovule kalazadan girerek ulaşması. Kalazogami.

Achalasia : Akalazya. Gevşeme kusuru. Düz kas ipliklerinin sinirsel uyarımının yetersizliği sonucu tam olarak gevşeyememesi veya gevşemesi gerekirken kasılı durumunu korumasıyla belirgin bozukluk, akalazya. özellikle sindirim kanalının birbirine geçiş bölgelerindeki büzgenlerde görülür ve ilgili organların genişlemesine neden olur. Kasların gevşeyememesi (tıp veya medikal terimi).

Chalcedony : Kalsedon. Kadıköytaşı. Kalseduan. Alaca akik.

Chalcedon : Kadıköy (bizanz dönemindeki ismi). Kadıköy yakasının eski ismi.

Chalcedonies : Alaca akik.

 

Nonchalantly : Kayıtsızca. İlgisiz bir halde. Heyecansız bir şekilde. Lakayt bir şekilde. Sakince. Soğukkanlıca.

Nonchalant : Yaltakçı. Heyecansız. İlgisiz. Soğuk. Kayıtsız. Sakin. Soğukkanlı. Umursamaz. Lakayıt. Lakayt.

İngilizce Chalaza Türkçe anlamı, Chalaza eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chalaza ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller.

Acacia : Akasya. Akasya sakızı. Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Salkım ağacı. Arap zamkı.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

 

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Egg : Kışkırtmak. Yumurta atmak. Genellikle yuvarlak şekilli, dişi eşey organında mayoz bölünmeleri sonucu teşekkül eden haploit kromozom sayılı, erkek eşey hücresi ile birleşerek zigotu meydana getiren, büyük, hareketsiz, bir hücre. ovum. Tahrik etmek. Damarına basmak. Dürtmek. Taslak. Torpido. Yumurta.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Ovule : Tohum taslağı. Tohum tomurcuğu. Yumurta hücresi. Ovül. Ovum. Yumurtacık. Tohumlu bitkilerde döllenmeden sonra tohumu meydana getiren megagametofit ile megaspordan oluşan yapı. Tohumcuk.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Aardvark : Karınca yiyen. Borudişli. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu.

Chalaza synonyms : plant part, plant structure, a cell, a site, animal tissue, abductor muscle, abramis zone, abacus bodies, abiotic environment, chalazae, abiotic factor, a protein.

Chalaza ingilizce tanımı, definition of Chalaza

Chalaza kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The place on an ovule, or seed, where its outer coats cohere with each other and the nucleus.