Challenger türkçesi Challenger nedir

  • Meydan okuyan kimse.
  • Mücadeleye davet eden kişi.
  • Meydan okuyan.
  • Girişken.
  • Meydan okuyucu.

Challenger ile ilgili cümleler

English: He looked the toughest of all the challengers.
Turkish: Bütün rakiplerin en zorlusu görünüyordu.

English: In two moves, Kasparov will check the challenger.
Turkish: İki hamlede, Kasparov meydan okuyucu kontrol edecektir.

Challenger ingilizcede ne demek, Challenger nerede nasıl kullanılır?

Challengers : Meydan okuyan kimse. Girişken. Meydan okuyan. Meydan okuyucu. Mücadeleye davet eden kişi.

Challenge a judge for bias : Taraf tutan yargıca itiraz etmek.

Challenge cup : Çalenç kupası.

Challenge match : Çelenç. Çalenç.

Challenge trophy : Çalenç.

Challengeable : İtiraz edilir. Meydan okunabilir.

Challenged him : Ona meydan okumuş. Otoritesini sorgulamış. Onu test etmiş. Ona karşı koymuş. Cüret etmiş. Onu suçlamış.

Challenged : Meydan okunan. Düelloya davet etmek. İtiraz etmek. Davet etmek (düello). Kafa tutmak (argo terim). Tartışmak (doğruluğunu). Havlamaya başlamak. Reddetmek (hakim veya jüriyi). Meydan okunmuş. Meydan okumak.

Challenge : Çoğunlukla, çifteker sporuna emeği geçmiş ya da yurda herhangi bir yolda yararlı olmuş kişileri anma ve yaşatma amacıyla düzenlenen çeşitli yarışlar. Davet etmek (düello). Tartışmak (doğruluğunu). Reddetmek (hakim veya jüriyi). Tepki ölçmek veya değerlendirmek. Hiçe saymak. Düelloya davet etmek. İtiraz etmek. Onur kupası yarışı. Zorlu iş veya görev.

 

Challenged the conventions : Genel olarak kabul görmüş geleneklere karşı koyma.

İngilizce Challenger Türkçe anlamı, Challenger eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Challenger ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Defier : Karşı koyan.

Pushful : Yüzsüz. Becerikli. Atak. Pişkin. Sırnaşık.

Defiers : Karşı koyan.

Enterprising : Uyanık. Cesur. Atılımcı. Atılgan. Girişimci. Yatırımcı. Açıkgöz. Müteşebbis.

Challenging : Zorlu. Boyun eğmez. İlgi çekici. Dürtücü. İddialı (sporda). Kamçılayıcı. Merak uyandıran. İddialı. Mücadeleci.

Comer : Gelen kimse. Gelecek vaadeden. Gelen. Fark edilen bir potansiyeli olan kişi. Gelecek vaadeden kimse. Georgia eyaletinde şehir.

Nonconformist : Topluma ayak uydurmayan kimse. Anglikan protestanı. Toplum kurallarına uymayan kimse. Resmi kiliseye karşı olan kimse. Geleneklere uymayan kimse. Anglikan kilisesine bağlı olmayan kimse. Toplum kurallarına uymayan. Topluma uymayan. Geleneklere uymayan.

Aggressive : Tecavüzkar. Didişken. Saldırgan. Saldırı ile ilgili. Atılgan. Saldırıcı. Çamur. Agresif. Kavgacı.

Rival : İle rekabet etmek. Hasım. Rakip. İle aşık atmak. -e rakip olmak. ... kadar ... olmak. Rakip olmak. Rekabet etmek. Çekişmek. Aşık atmak.

Front runner : Şansı en yüksek aday. Rekortmen. Yarışı önde götüren. Favori. Başat. Yarışın favorisi.

Challenger synonyms : street fighter, champ, runner up, impugner, second best, full of pep, iconoclastic, darer, contestant, queen, darers, enemy, tier, world beater, pushing, defiant, king, clubbable, competition, nonconformists, challengers, title holder, feisty, contender, impugners, sociable, clubable, foe, contester, champion, favourite, finalist, clubby.

 

Challenger zıt anlamlı kelimeler, Challenger kelime anlamı

Friend : Tanıdık. Yoldaş. Yardımcı. Ahbap. Can. Destek. Dost. Bir sosyal paylaşım sitesinde birini arkadaş olarak eklemek. Yaren. Arkadaş.

Challenger ingilizce tanımı, definition of Challenger

Challenger kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who challenges.