Rival türkçesi Rival nedir

  • Çekişmek.
  • Rakip.
  • İle aşık atmak.
  • Aşık atmak.
  • Rekabet etmek.
  • Hasım.
  • Rakip olmak.
  • ... kadar ... olmak.
  • İle rekabet etmek.
  • -e rakip olmak.

Rival ile ilgili cümleler

English: He criticized his rival severely.
Turkish: Rakibini sert bir biçimde eleştirdi.

English: Ali is my rival.
Turkish: Ali benim rakibim.

English: He's my rival.
Turkish: O benim rakibim.

English: We lost against our rival on price.
Turkish: Fiyatta rakibimize karşı kaybettik.

English: Have you tried our rival's chocolate?
Turkish: Rakibimizin çikolatasını denedin mi?

Rival ingilizcede ne demek, Rival nerede nasıl kullanılır?

Without a rival : Rakipsizce. Kimseyle yarışmadan. Rakipsiz bir şekilde.

Rivaled : ... kadar ... olmak. Rakip. Aşık atmak. İle aşık atmak. Hasım. Rekabet etmek. Çekişmek. İle rekabet etmek. Rakip olmak.

Rivaling : Çekişme. Rekabet etmek. Çekişmek. Rekabet etme. Aşık atmak.

Rivality : Eşitlik (hak açısından). Rekabet.

Rivalled : Rekabet etmek. Aşık atmak. Çekişmek.

Sibling rivalry : Kardeşlerarası rekabeti. Kardeş rekabeti. Kardeş çekişmesi. Anne ve babanın sevgi ve ilgisini çekmek için erkek ve kız kardeşler arasındaki kıskanç rekabet.

Rivalries : Yarışma. Muhalefet. Rekabet. Rakiplik. Rakip olma. Rezm. Çekişme.

Rivalling : Çekişme. Çekişmek. Rekabet etmek. Aşık atmak. Rekabet etme.

 

Rivalry : Yarışma. Rakip olma. Rezm. Özel malların bir özelliği olup, tüketicilerin bir mal veya hizmetten yararlanmasının diğerlerinin kullanacakları mal veya hizmet tüketim miktarını azaltması. Çekişme. Tüketimde yarış. Rekabet. Muhalefet. Rakiplik.

Rivalry in consumption : Özel malların bir özelliği olup, tüketicilerin bir mal veya hizmetten yararlanmasının diğerlerinin kullanacakları mal veya hizmet tüketim miktarını azaltması. Tüketimde yarış.

İngilizce Rival Türkçe anlamı, Rival eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rival ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Contestants : Yarışmacı. Ödüle itiraz eden kimse. Karara itiraz eden kimse. Aday.

Equate : Dengelemek. Müsavi kılmak. Eşitlemek. Eşit olmak. Eşit tutmak. Eşit yapmak. Denklem kurmak. İle eşit saymak. Kıyaslamak. Denklem ile göstermek.

Encounterer : Muhasım. Düşman. Muhalif kimse. Karşılaşan. Karşı karşıya gelen. Karşı çıkan. Karşıt. Karşıki. Beklenmedik bir şekilde başka bir kimseyle karşılaşan kimse.

Vied : Boy ölçüşmek. Çatışmak. Yarışmak.

Enemies : Düşmanlar. Düşman. Düşman kuvvetleri. Muhasim.

Be at variance with : İhtilaf halinde bulunmak. İle uyuşmamak. İle araları bozuk olmak. Uyuşamamak. Uyuşmamak. Ters düşmek. İle çelişmek.

Touch : Topun, alanın boy çizgisinden dışarı çıkması. Ellemek. Kullanmak. Dokunmak. Değmek. Dokunma. Kırmak. İncitmek. Değme.

Tier : Bebek önlüğü. Dizi (üst üste dizilmiş şeylerde). Bezeme kuşağı. Tabaka. Sirkte seyircilerin oturduğu sıralar. Sıra. Katman. Kat. Dizi. Oturma sıraları.

 

Contender : Şampiyon olma ihtimali yüksek takım. Çekişen. İddiacı. Yarışmacı. Mücadele eden kimse.

Competition : Bireylerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların gereksinmelere oranla kıt olan özdeksel ve tinsel değerleri elde etmeğe yönelik çabaları dolayısıyla aralarında oluşan ve savaştan uzlaşmaya dek türlü biçimler alan bir toplumsal ilişki süreci. Sınama. Belli bir hayat kaynağı için iki organizma veya iki populasyon arasında süren mücadele. Yarışma. Çekişme. Yarış. Atletizm, biyoloji, iktisat, eskrim, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Müsabaka. Belli bir hayat kaynağı için iki organizma veya iki popülasyon arasında süren mücadele. Atletizmin kapsamına giren tüm spor dallarında birinciliği elde etmek için yapılan yarışma.

Rival synonyms : vie, street fighter, champ, chaffer, world beater, compete, equalise, comer, contester, compete with, corrival, equal, emulator, altercate, title holder, hostile, match, champion, keep up with the joneses, contenders, emulates, scratch, contesting, bickers, inimical, second best, semifinalist, contending, chaffering, contests, argufied, competed, keep up with.

Rival zıt anlamlı kelimeler, Rival kelime anlamı

Friend : Destek. Ahbap. Bir sosyal paylaşım sitesinde birini arkadaş olarak eklemek. Yaren. Arkadaş. Yoldaş. Tanıdık. Dost. Can. Yardımcı.

Rival ingilizce tanımı, definition of Rival

Rival kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A partner. As, to rival one in love. To strive to gain some object in opposition to. To be in rivalry. Rival claims or pretensions. A person having a common right or privilege with another. As, rival lovers. Standing in competition for superiority. Having the same pretensions or claims. To stand in competition with.