Enemies türkçesi Enemies nedir

Enemies ile ilgili cümleler

English: Enemies of enemies aren't always allies.
Turkish: Düşmanların düşmanları her zaman müttefik değillerdir.

English: Forgive your enemies but don't forget their names.
Turkish: Düşmanını bağışla, ama adını unutma.

English: Friends today, enemies tomorrow.
Turkish: Bugün arkadaşlar, yarın düşmanlar.

English: Birds are natural enemies of insects.
Turkish: Kuşlar böceklerin doğal düşmanıdır.

English: God protect me from my friends – I can take care of my enemies myself.
Turkish: Tanrım beni yeter ki arkadaşlarımdan koru, düşmanlarımın icabına kendi başıma da bakabilirim.

Enemies ingilizcede ne demek, Enemies nerede nasıl kullanılır?

Had many enemies : Çok düşmana sahip oldu. Çok kişi tarafından sevilmedi.

Make enemies : Düşman edinmek.

Make no enemies : Hiç düşmanı olmamak.

Mortal enemies : Can düşmanları.

Swore enemies : Can düşmanları. Ezeli düşmanlar.

Infectious salmon aenemia : Enfeksiyöz salmon anemisi. Özellikle genç atlantik salmon’larında, orthomyxoviridae familyasına ait bir virüsün neden olduğu, anemi, solungaçlarda solgunluk, perioküler ve intraoküler hemorajiler, ekzoftalmus ve karında şişkinlikle karakterize, bulaşıcı ve öldürücü viral bir hastalık.

 

Archenemies : Çizgi roman dünyasında en güçlü kötüleri temsil eden grup. Şeytan. Baş düşman.

Afibrinogenemia : Afibrinojenemi. (tıp veya medikal terimi) kanda fibrinojen yokluğu. Kanda ı. pıhtılaşma faktörü eksikliği. Hipofibrinojemi.

Fibrinogenemia : Fibrinojenemi. Hiperfibrinojenemi.

Hypofibrinogenemia : Kanda çok düşük düzeyde fibrinojen düzeyi. Hipofibrinojenemi. Fibrinojenopeni. Kan fibrinojen düzeyinin normalden düşük olması, afibrinojenemi. Kandaki fibrinojen yoğunlaşmasında düşme. Kanda normalin altında seviyedeki fibrinojen (pıhtı teli üreten). Kanda fibrinojen miktarının ileri derecede azalışı, kanda fibrinojen eksikliği.

İngilizce Enemies Türkçe anlamı, Enemies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Enemies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

At enmity with : Arası açık.

Rival : ... kadar ... olmak. Rekabet etmek. -e rakip olmak. Çekişmek. İle aşık atmak. Rakip olmak. Rakip. İle rekabet etmek. Aşık atmak.

Adversary : Aleyhtar. Şeytan. Rakip. İblis. Karşı kimse. Muhalif kişi. Muhalif. Hasım taraf.

Adversarial : Hasım taraf. Daha az mücadeleci. Muhalif.

Encounterers : Muhalif kimse. Muhasım. Zıt. Karşılaşan. Karşı. Karşıt. Karşıki. Beklenmedik bir şekilde başka bir kimseyle karşılaşan kimse.

Antagonists : Karşı çıkan. Muhalif. Rakip. Karşı olan kimse.

Rivaled : Rakip. Aşık atmak. Rakip olmak. ... kadar ... olmak. Çekişmek. Rekabet etmek. İle rekabet etmek. İle aşık atmak.

Foe : Rakip.

Hostile : Saldırgan. Hasmane. Düşmana özgü. Dövüşken. Düşmanca. Muhalif. Düşmana ait.

Hostiles : Dövüşken. Muhalif. Düşmana ait. Hasmane. Düşmanca. Saldırgan.

Enemies synonyms : belligerent parties, cat and mouse, antagonistic, encounterer, opponents, antagonist, inimical, opponent, opposing forces, enemy, foes, adversaries.