Chasses türkçesi Chasses nedir

  • Yanlamasına bir dans türü.

Chasses ingilizcede ne demek, Chasses nerede nasıl kullanılır?

Chasse : Yanlamasına bir dans türü.

Chasselas : Şarap yapımında kullanılan beyaz bir üzüm türü. Chasselas üzümlerinden yapılan şarap.

Chassepot : Merkezinden ateş alan tüfek.

Chassis : Bir aygıt ya da düzeneği taşıyan, genellikle metal yapı. Taşıyıcı çerçeve. Çatkı. Şase. Top kızağı. Ana gövde. Çerçeve. Taşıtların tüm örgenlerini taşıyan iskelet. Şasi.

Chassis cable : Şasi kablosu.

Chassis carrying capacity : Çatkı taşıma sığası. Şasi taşıma kapasitesi.

Centralized chassis lubrication : Özellikle büyük araçlarda ve yol makinelerinde birçok bölümün yağ boruları aracılığıyla bir tek yerden yağlanması. Örgün yağlama.

Chassis grease : Şasi gresi.

Chassis lubrication : Şasinin yağlanması. Şasi yağlama.

Chassis wiring : Şasi kablo donanımı.

İngilizce Chasses Türkçe anlamı, Chasses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chasses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Trail : Süzülmek. İz. Gerisine düşmek. Peşinden sürüklemek. Patika. Koku. Yol. Bir bilgi ya da yordamı uygulama yoluyla ya da denenceyle sınama. İzini sürmek. Kuyruk.

People : Bir kimsenin yakınları. Ulus. Aile. Kimse. Belli bir ülkede yaşayan, kan birliği taşıyan, aynı dili konuşan, benzer yaşama alışkanlıklarını sürdüren, ortak bir tarihi olan insanların oluşturdukları büyük birlik (halk terimi aynı zamanda; birbirlerinden dil ve köken bakımından ayrı olan, ama ortak bir devlet yönetimiyle birleşmiş bulunan ahali için de kullanılır. daha geniş anlamda, bir ulusun belli bir çevresi içinde yaşayan bölümü de bu terimle karşılanır: anadolu halkı gibi). Kodak üyeleri. Akrabalar. İnsan yerleştirmek. Halk. Eller.

 

Track : Geçmek (çöl vb.). Kaydırmalı çekim. Palet. Perde halkalarının hareket ettiği demir yol. Bir dingil üzerindeki iki tekerleğin orta düzlemleri arasındaki uzaklık. Mıknatıslı kuşak, teker ya da davul gibi veri saklama ortamlarında veriyi oluşturan imlerin dizileceği öngörülen, kuşakta boylamasına, tekerde yüzeyi kapsayan eşmerkezli çemberler, davulda yüzeyi kapsayan ve eksen üzerinde merkezleri dizilen koşut çemberler biçiminde düşünülmesi gereken çizgi. Ses yolu. Perde yolu. Gevşek yüzeyli toprakta çalışan araçların, birbirine oynakla bağlı parçalardan oluşan, zincire benzer yürüyüş takımı. İzlemek.

Mass : Kudas. Kalabalık oluşturmak. Bir araya gelmek. Örgütlenmemiş, yaygın topluluk. Kümelemek. Toptan. Yığmak. Kütle. Kitle. Herhangi bir çıkar sağlamak amacıyla kendiliğinden oluşan; örgütlenme ölçüsü ile "biz kümesi" düşünce, duygu ve davranışı en düşük olan kişilerden kurulu toplumsal küme. (çoğu kez "kalabalık" "toplantı", dahası "sürü davranışlı küme" den ayrılık gösterir). kimi kez sayılama işlemi çerçevesi içinde, sayılaması yapılan olay yığınına (okur yazarlar, evliler, suçlular, örgütlü işçiler vb.) verilen ad.

 

Follow : -in ardından gelmek. Hemen ardından yer almak. Arkasından gelmek. İzleme. İzlemek. Peşinden gitmek. -in sonucu olmak. Takip etmek. Uymak.

Group : Türkümleşmek. Öbek. Grup oluşturmak. Gruplaşmak. Türküm. Topluluk. Gruplara ayırmak. Bir çarpım işlemi altında kapalı kalıp her öğesinin evriğini içeren, birim işlerli öğeler kümesi. Toplanmak. Gruplandırmak.

Pursue : Devam etmek. Peşinde olmak. Ardına düşmek. Kovalamak. Takip etmek. Aramak. Yürütmek. Peşinde koşmak. İzlemek. Peşine düşmek.

Grouping : Gruplaşma. Kümelendirme. Toplama. Toplanma. Kümeleme. Türkümleme. Gruplara ayırma. Gruplama. Öbekleme.

Run down : Akmak. Küçük düşürmek. Çiğnemek. Ezmek. Aşağıya koşmak. Arayıp bulmak. Üretimi düşürmek. Dökülmek. Kötüye gitmek. Süzülmek (gözyaşı).

Quest : Tetkik. Arayış. Arama. Soruşturma. Aktarmak. Av izini aramak. Macera. Bulmaya çalışma. Tahkik. Araştırma.

Chasses synonyms : following, hunt, tree, followers, audience, temporalty, give chase, hoi polloi, tag, trace, go after, dog, hound, chase after, the great unwashed, tail, laity, multitude.

Chasses zıt anlamlı kelimeler, Chasses kelime anlamı

Clergy : Papazlar. Rahipler. Ruhban sınıfı. Rahipler sınıfı. Rahip. Rahip sınıfı. Ruhban.

Immoral : Faziletsiz. Ahlak dışı. Edepsiz. Töretanımaz. Ahlaksız. Terbiyesiz. Ahlaka aykırı. Ahlaka mugayir. Ayıp.