Cheap money türkçesi Cheap money nedir

  • Kolay para.
  • İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Düşük üremle sağlanan para.
  • Düşük faizle alınan para.
  • Düşük faiz oranlarından sağlanan kredi. bk. ucuz para politikası.
  • Enaz çabayla elde edilen gelir. bk. ucuz para.
  • Düşük para.
  • Ucuz para.

Cheap money ingilizcede ne demek, Cheap money nerede nasıl kullanılır?

Cheap : Kalitesiz. Bayağı. Adice. Elisıkı. Aciz. Ucuz. Değersiz. Ucuzcu. Adi. Ucuz ucuz olarak.

Money : Ücret. Servet. Para kırmak. Bedel. Durağan olan, olmayan eşya değerini ölçen değişim aracı. eskiden gümüş paraya verilen ad. Sikke. Eşyanın değerini ölçmek üzere değişim aracı olarak kullanılmakta olan satağa çıkarılan kağıt ya da madensel değişim aracı. değer ve eder ölçüsü birimi. Arpa. Tıkır (argo sözcük). Akçe.

Cheap money policy : Faiz oranını düşürerek kredi miktarını artırmayı hedefleyen genişletici para politikası. Ucuz para politikası. Genişletici para politikası ile faizlerin düşürülmesi politikası.

Cheap and nasty : Kalitesiz. Ucuz ve kalitesiz.

Cheap as chips : (argo) toprak kadar ucuz. Aşırı derecede fiyatı düşük. Çok ucuz. Sudan ucuz.

Cheap as dirt : Sudan ucuz. Bedava.

İngilizce Cheap money Türkçe anlamı, Cheap money eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cheap money ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Soft currency : Döviz kontrollü ülke parası. Güçsüz para. Sınırlı konvertibilitiye sahip para. Yumuşak para. Zayıf para. Talebi düşük para. İstikrarsız bir değişim oranı olan para birimi. Ülkedeki enflasyon nedeniyle sürekli değer kaybetme eğilimindeki para. resmi kur veya kambiyo kontrolleri nedeniyle diğer ülke paralarına serbestçe çevrilemeyen ulusal para.

Money for jam : Kolay kazanılan para. Kolay şey. Havadan gelen para. Havadan gelen şey. Kolay yapılan iş veya meslek. Beleş para.

Easy money : Kolay iş. Kolay kazanılmış para. Kolay kazanılıp kolay harcanılan para.

Money for old rope : Beleş para. Kolay yapılan iş veya meslek. Kolay yoldan para kazandıran (iş). Kolay kazanılan para. Havadan gelen para.

Soft money : Değeri inip çıkan para. Kağıt para. Yumuşak para. Değeri eksilen para. Yumuşak fon. Dünya çapında kabul görmeyen istikrarsız para birimleri. Bir siyasi parti tarafından belirli bir aday yerine kendisini tanıtmak için kullanılabilen fon (federal yasalara tabi değildir).

Cheap money synonyms : cheap fare.