Cheaps türkçesi Cheaps nedir
Cheaps ile ilgili cümleler
English: Nobody considers Tom a cheapskate.
Turkish: Hiç kimse Tom'u bir pinti olarak düşünmüyor.
English: Don't be a cheapskate.
Turkish: Bir cimri olma.
Cheaps ingilizcede ne demek, Cheaps nerede nasıl kullanılır?
Cheapskate : Beleşçi. Üçün beşin hesabını yapan. Pinti. Paragöz. Eli sıkı kimse. Cimri veya pinti tip. Cimri. Avantacı kimse.
Cheapskates : Cimri. Eli sıkı kimse. Cimri veya pinti tip. Pinti. Beleşçi. Üçün beşin hesabını yapan. Paragöz. Avantacı kimse.
Cheap and nasty : Kalitesiz. Ucuz ve kalitesiz.
Cheap as chips : Çok ucuz. Aşırı derecede fiyatı düşük. Sudan ucuz. (argo) toprak kadar ucuz.
Cheap as dirt : Sudan ucuz. Bedava.
Cheap fare : Düşük faizle alınan para. Ucuz para.
Cheap melodrama : Ucuz melodram. Adi drama. Basit dramatize etme sanatı. Halk draması.
Cheap jack : Salı pazarı. Kalitesiz. Ucuzcu dükkan. Adi. Ucuz mal satan seyyar satıcı.
Cheap hotel : Ucuz otel.
Cheap john : İşportacı veya seyyar satıcı. Ucuz mal satıcısı.
İngilizce Cheaps Türkçe anlamı, Cheaps eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cheaps ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Low priced : Ucuzlatılmış. Düşük fiyatlı. Her keseye uygun. Uygun fiyatlı. Düşük maliyetli.
Atrocious : Gaddarca. Aşağılık. Ayıplanacak. Felaket. Zalim. Acımasız. Çok kötü. Rezil. Berbat.
Dimes : 10 seneye mahkum olma. On sent madeni para. 10 sent değerindeki madeni para. On sentlik para. 10 yıllık mahkumiyet. On sent (amerikan ingilizcesi). On sent. On sentlik gümüş madeni para. Asist (nba).
Incapable : Kudretsiz. Ehliyetsiz. Yapamaz. Elverişsiz. Liyakatsiz. İktidarsız. Güçsüz. Yetersiz. Beceriksiz. Gücü yetmeyen.
Tuppeny : Önemsiz. Sudan ucuz. Denizde kum gibi. Üç kuruşluk.
Inferior : İnferiyor. Alt, alt taraf. Ast. Ast rütbede. Aşağı. Aşağı derecede olan şey. Alt. Alt veya aşağı anlamında. Aşağı derecede olan kimse.
Cut rate : Tenzilatlı. İndirimli. Piyasanın altında.
Depreciate : Değerini düşürmek. Küçümsemek. Hor görmek. Amortize etmek. Kıymetten düşmek. Fiyatını kırmak. Değer kaybetmek. Değeri düşmek. Küçük düşürmek.
Bedlam : Gürültülü patırtılı yer. Tımarhane gibi bir yer. Kızılca kıyamet. Çok gürültülü ve kargaşalı bir yer. Velvele. Çıfıt çarşısı. Karışıklık. Tımarhane. Akıl hastanesi. Kargaşa.
Boondoggling : Gereksiz işlerle uğraşmak. Yanlış yola sevk etmeye çalışmak. Aldatmak. Kandırmak. Gereksiz. Atıklardan yaratmak.
Cheaps synonyms : nickel and dime, balagan, topsy turvyness, low cost, low budget, bargain priced, helpless, coarse, confusion, insolvencies, baubling, cheap jack, insolvency, twopenny, catchpenny, bad debt, handseller, chintzier, dime a dozen, impuissant, sixpenny, hand me down, disprize, pandemonium, cheap, feckless, chaffy, close out, drecks, impotent, a dime a dozen, topsy turvydom, ignoble.
Cheaps zıt anlamlı kelimeler, Cheaps kelime anlamı
Expensive : Masraflı. Pahalıya mal olan. Pahalı.
Superior : Satırın üstüne basılmış. Üst. Amir. Üstünlük taslayan. Daha kuvvetli. Üstteki. Üstün kimse. Üstün. Üst (rütbe). Yüksek.

Bu kısımda Cheaps kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cheaps ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cheaps anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cheaps ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.