Dimes türkçesi Dimes nedir

  • On sent.
  • 10 yıllık mahkumiyet.
  • Asist (nba).
  • On sent (amerikan ingilizcesi).
  • On sent madeni para.
  • On sentlik gümüş madeni para.
  • Ucuz.
  • 10 seneye mahkum olma.
  • On sentlik para.
  • 10 sent değerindeki madeni para.

Dimes ile ilgili cümleler

English: Ten dimes are equal to one dollar.
Turkish: Yüz sent bir dolara eşittir.

English: I want to change this dollar bill into ten dimes.
Turkish: Bu dolar banknotu yüz sente bozdurmak istiyorum.

Dimes ingilizcede ne demek, Dimes nerede nasıl kullanılır?

Dime a dozen : Herhangi bir yerde ucuza alınabilir. Beş para etmez. Pahalı olmayan. Ucuz. Sürüsüne bereket.

Dime dropper : (argo) haberci. Haber veren. İspiyoncu. İhbar eden. Gammaz.

Dime novel : Heyecanlı ucuz roman. Boyalı basın. Ucuz dergiler. Ucuz roman.

Dime store : Ucuzcu dükkan.

Dime store psychology : Psikoloji konseptiyle ilgili olarak belirsiz bilgiye dayana yorumlar ve açıklamalar. Pop psikolojisi.

Dimension : Çap. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Bir dizgiyi oluşturan öğe sayısı. Ölçülerini koymak. Boyutlarını ayarlamak. Birbiriyle açık ya da örtük ilişkisi olan çeşitli tutum ve davranış görünüşlerine bir içbütünlük kazandıran temel öğe ya da bir ölçme aracının ölçtüğü konu. Hacim. Boyut. Ebat. Ölçü.

Be a dime a dozen : Peş para etmemek. Sıradan olmak. Özel veya değerli olmamak. Ortalama olmak. Değersiz olmak.

 

Dimenhydrinate : Dimenhidrinat. Histamin h1-almaç engelleyicisi olan, antihistaminik ve antikolinerjik etkilere sahip etanolamin türevi bir ilaç. Mide bulantısı ve alerjileri azaltan bir ilaç. Dramamine.

Can you lend me a dime : Siz bana bozuk para borç verebilir misiniz.

Dime : 10 sent değerindeki madeni para. Asist (nba). On sent (amerikan ingilizcesi). On sent madeni para. On sent. 10 yıllık mahkumiyet. 10 seneye mahkum olma. Ucuz. On sentlik para. On sentlik gümüş madeni para.

İngilizce Dimes Türkçe anlamı, Dimes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dimes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Contemporary world : Çağdaş dünya.

Cheaply : Değersiz biçimde. Ucuzca. Ucuza. Zahmetsizce.

Crummy : Daha aşağı nitelikte olan. Kırıntılarla dolu. Bakımsız. Tapon. Tiksindirici. İkinci kalite. Kötü. Pis. Köhne.

Cheaps : Kalitesiz. Uğraşsız. Kıytırık. Değersiz. Bayağı. Ucuzcu. Ucuzlatmak. Adi. Aciz.

Cheap : Adice. Değersiz. Basit. Ucuzcu. Elisıkı. Kıytırık. Ucuz ucuz olarak. Benzerlerine ve aynı özellikte bulunanlara göre birim değeri düşük olan. Adi. Kalitesiz.

Chemical compound : Kimyasal terkip. Kimyasal bileşik. Kimyasal bileşim. Kimyasallar karışımı.

Cheesiest : Peynire benzeyen. Peynire benzeyen veya peynir içeren. Kötü. Kötü kaliteli (argo terim). Berbat. Peynirli. Peynirimsi. Peynir kıvamında. İşe yaramaz. Banal.

Modern times : Ortaçağın sonundan yakınçağın başlangıcına değin uzanan zaman kesimi. Yeniçağ. Çağdaş zamanlar. Uygar çağ.

 

Compound : Birleşik. Çeşitli öğelerin belirli oranlarda birleşmesiyle oluşmuş (özdek). Belirli öğeciksel yapıda, hep eş türde özdeciklerden oluşan kimyasal özdek. Birkaç elementden yapılmış madde. Bileşik. Bir bileşimi oluşturan öğelerden her biri ya da bileştirme sürecinin ürünü. Kimyasal tepkimeler sonucu iki ya da daha çok öğeden oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren özdek. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Dimes synonyms : present times, period of time, time period, roman times, dime, dime a dozen, cut price, dirt cheap, modern world, catchpenny, cheesier, cheapo, period, cheaper, cut rate, cheesy.

Dimes zıt anlamlı kelimeler, Dimes kelime anlamı

Expensive : Pahalıya mal olan. Pahalı. Masraflı.

Important : Mühim. Nüfuzlu. Önem teşkil eden. Gururlu. Okkalı. Muazzam. Saygın. Kibirli. Önemli.