Checkering türkçesi Checkering nedir

  • Silah kabza ve elkundaklarında bulunan ve kaymayı önleyen tırtıl.

Checkering ingilizcede ne demek, Checkering nerede nasıl kullanılır?

Checker board : Dama tahtası.

Checker board rule : Dama tahtası kuralı.

Style checker options : Biçem denetleyici seçenekleri.

Style checker summary : Biçem denetleyici özeti.

Consistency checker : Uyuşma sınayıcısı. Birbirini tutma sınayıcısı.

Grammar checker : Dil bilgisi denetçisi. Dil bilgisi kılavuzu. Dilbilgisi denetleyicisi.

Checkerboard : Dama tahtası. Dama oyununda kullanılan kare desenli tahta.

Checkered : Kabarıntılı desenli. İnişli çıkışlı. Karelerle süslenmiş. Karışık. Ekose. Baklavalı. Damalı. Ekoseli. Değişik olaylarla dolu. Kareli.

Checker : Dama taşı. Tavla pulu. Dama oyunu. Kare desen. Ekose deseni. Kare kare yapmak. Kontrolör. Kare. Ocak yazmanı.

Spelling checker : Yazım kılavuzu. Yazım denetleyicisi. Yazım harflendirme denetleyicisi. Yazım denetimcisi. Yazım denetleyici. Bir belgedeki kelimelerin yazımlarını kontrol ederek yanlışları düzelten yazılım uygulaması veya bilgisayar programı (çoğu word işletim programında bulunmaktadır).

İngilizce Checkering Türkçe anlamı, Checkering eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Checkering ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Shouting : Haykırma. Haykırış. Çığlık. Bağırış. Seslenme. Yaygara.

Satisfactory : Makbul. Doyurucu. Dolgun. Memnuniyet verici. Tatmin edici. Yeterli. Tatminkar. Elverişli. Talebi karşılayan. Kabul edilebilir.

Comforting : Avutucu. Rahatlatma. Rahatlatıcı. İç rahatlatıcı. Rahatlık sağlamak. Teselli edici.

Encouragement : Yüreklendirme. Cesaret verme. Cesaretlendirme. Bir gözlem sürecinde kendisinden bilgi istenen kişilerin istemli katılımını sağlamak üzere yapılan güdüleme, bk. özendirme. Teşvik. Özendirme. Teşvik etme.

Satisfying : Cevap veren. Tatmin edici. Yeterli. Doyurucu. Tatminkar. Tatmin etme.

Checkering zıt anlamlı kelimeler, Checkering kelime anlamı

Discouragement : Hevesin kırılması. Hevesini kırma. Cesaretin kırılması. Vazgeçme. Engel. Cesaretsizlik.

Unsatisfactory : Umulduğu gibi olmayan. İstenilen düzeyde olmayan. Sudan. Kafi gelmeyen. Tatmin etmeyen. Yetersiz. Tatminkar olmayan. Umulan sonuçları vermeyen. Tatmin edici olmayan. Kifayetsiz.