Comforting türkçesi Comforting nedir

  • Teselli edici.
  • İç rahatlatıcı.
  • Avutucu.
  • Rahatlatma.
  • Rahatlatıcı.
  • Rahatlık sağlamak.

Comforting ile ilgili cümleler

English: That's very comforting.
Turkish: O çok rahatlatıcı.

English: Some people find self-harm comforting.
Turkish: Bazı insanlar kendine zarar vermeyi teselli edici buluyor.

English: You're just comforting yourself with a fantasy!
Turkish: Sen sadece kendini bir fantezi ile teselli ediyorsun!

English: I don't find that comforting.
Turkish: Onu rahatlatıcı bulmuyorum.

Comforting ingilizcede ne demek, Comforting nerede nasıl kullanılır?

Comfortingly : Cesaret verici bir şekilde. Yüreklendirerek. Rahatlatıcı bir şekilde. Avutarak. Güven vererek. Rahatlatıcı şekilde.

Discomforting : Rahatsızlık. Üzmek. Sıkıntı vermek. Rahatını kaçırmak. Rahatını bozmak. Ağrı. Bozmak. Keyfini kaçırmak. Rahatsız etmek.

Uncomforting : Rahatlatmayan. Cesaret verici olmayan. Teselli edici olmayan. Yüreklendirici olmayan.

Comfort station : Umumi tuvalet. Hela. Umumi hela. Wc. Tuvalet. Halka açık tuvalet.

Cold comfort : Teselli. Rahatlamak için söylenen ancak işe yaramayan şey. Hafif avuntu. Züğürt tesellisi. Azıcık rahatlama. Yetersiz teselli. Avuntu.

Comfortableness : Esenlik. Memnuniyet ve güvenlik durumu. Huzur. Rahatlık. Konfor.

 

Dutch comfort : İşlerin mevcut olandan da kötü olabileceğini belirten avunç. Polyannacılık.

Comfortable : Rahatlatıcı. Konforlu. Huzurlu. Tatminkar. Sakin. Rahat. İyi. Teselli edici.

Take comfort : Teselli bulmak. Rahat etmek.

Too fond of comfort : Rahatına fazla düşkün.

İngilizce Comforting Türkçe anlamı, Comforting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Comforting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Restful : Huzurlu. Sessiz sakin. Huzur verici. Sakin. Huzur veren. Rahat. Dinlendirici.

Anodynes : Uyuşturucu. Sakinleştirici. Teskinleştirici. Ağrı kesici ilaç. Ağrı kesici. Anodin. Ağrı dindirici. Yatıştırıcı. Sakinleştirici ilaç.

Calming : Teskin. Dinlendirici. Huzur veren. Teskin edici. Yatıştırıcı.

Easing : İndirmek. Hafifletme. Gevşeme. Rahat ettirme. Azaltma. Düşürme.

Reliefs : Rahatlama. Hafifletme. Yardım. Rölyef. Kabartma. Destek. Nöbeti alan kimse. Çare. Sıkıntıdan kurtulma.

Reassurances : Reasürans. Şüphelerini ve endişelerini tekrar giderme veya gidermeye çalışma. Doyurma. Yeniden güven verme. Güven verme. Güvence. Yenilenmiş sigorta. İçini rahatlatma. Hayat sigortası reasüransı.

Composing : Birleştirme. Dizgi. Yatıştırıcı. Düzme. Oluşturma. Dizgi ile ilgili. Oluşturan.

Satisfactory : Talebi karşılayan. Tatmin edici. Yeterli. Kabul edilebilir. Dolgun. Memnuniyet verici. Memnun edici. Makbul. Tatminkar. Elverişli.

Relaxing : Gevşeme. Huzur veren. Gerginlik giderici. Relaksan. Gevşetici. Dinlendirici. Yumuşatıcı. Dinlendiren. Bir soruşturu ya da görüşmede kendisine soru yöneltilen kişinin başlangıçta gösterdiği kuşku, tedirginlik ve gerilimden kurtularak yumuşama durumu.

 

Comforter : Isırma emziği. Diş kaşıma halkası. Atkı. Yorgan. Avutan. Emzik. Yün atkı. Kauçuk meme. Avutan kimse.

Comforting synonyms : emollition, abirritant, solvent, reassuring, relieving, reassurance, facilitation, commiserative, soothing, relief, cheering, consolatory, heartening, solacement, disembarrassment, satisfying, alleviatory, consoling, comforters, anodyne, comfortable.

Comforting zıt anlamlı kelimeler, Comforting kelime anlamı

Unsatisfactory : İstenilen düzeyde olmayan. Tatminkar değil. Umulan sonuçları vermeyen. Kafi gelmeyen. Umulduğu gibi olmayan. Yetersiz. Sudan. Tatmin edici olmayan. Tatmin etmeyen. Kifayetsiz.

Comforting antonyms : unreassuring.