Composing türkçesi Composing nedir
- Düzme.
- Dizgi ile ilgili.
- Oluşturma.
- Oluşturan.
- Rahatlatıcı.
- Yatıştırıcı.
- Birleştirme.
- Dizgi.
Composing ile ilgili cümleler
English: Cybotron was composing excellent music.
Turkish: Cybotron harika müzik besteliyordu.
English: My four-year-old son likes composing little melodies on the piano.
Turkish: Benim dört yaşındaki oğlum piyanoda küçük melodiler bestelemeyi sever.
Composing ingilizcede ne demek, Composing nerede nasıl kullanılır?
Composing e mail messages : Elektronik posta mektupları oluşturmak.
Composing galley : Gale.
Composing machine : Dizgi makinesi. Bir elde tutarak içine sözcükleri oluşturan harfler dizilen metal kap.
Composing message : Mektup oluşturma.
Composing room : Dizgievi. Mürettiphane. Dizgi odası.
Composite action : Bileşik eylem.
Composite : Çeşitli. Bileşikgillerden olan (botanik terimi). Karma. Terkip. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Birçok parçalardan oluşan. Kompozit. Bir bileşimi oluşturan öğelerden her biri ya da bileştirme sürecinin ürünü. Bileşik. Bileşikgillerden bitki.
Recomposing : Yeniden düzenlemek. Tekrar yatıştırmak. Tekrar bestelemek. Yeniden dizmek.
Composit sync generator : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Almaçlarda tarama devrelerini eşleyen imi oluşturan aygıt. Bileşik eşleme üreteci.
Photocomposing : Fotodizgi. Film ile dizmek.
İngilizce Composing Türkçe anlamı, Composing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Composing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ataractic : Ataraksik. Sakinleştirici. Yatıştırıcı ilaç. Sakinleştirici ilaç. Ataraktik. Huzurlu. Kaygısız.
Assuasive : Hafifletici. Dindirici. Sakinleştirici.
Counterfeit : Sahte. Kalp. Sahtesini yapmak. Kalp para. Kalp para basmak. Yalancı. Para basmak. Bir filmin benzeri olarak habersizce gerçekleştirilmiş film. bir filmden, habersizce çıkarılmış eşlem. Kaçak eşlem. Sahte şey.
Relieving : Hafifletme. Rahatlatma. İç rahatlatıcı.
Appeaser : Savaşa girmemek için taviz veren kimse. Savaşa girmemek için taviz verme yanlısı.
Created : Meydana getirmek. Atamak. Yaratıldı. Yaratma tarihi. Yetki vermek. Oluşturma tarihi. Oluşturuldu. Yaratılan. Oluşturulma. Yaratılma.
Binderies : Cilt evi. Ciltevi. Birleştirici. Mücellithane. Bağlayıcı. Ciltçi.
Constitution : Tüzük. Yol yordam. Esas kanun. Kurma. Huy. Oluşum. Bileşim. Konstitüsyon. Yaradılış. Bünye.
Anodyne : Sakinleştirici. Ağrı kesici. Anodin. Uyuşturucu. Ağrı dindirici. Sakinleştirici ilaç. Teskinleştirici.
Comforting : Rahatlatma. Teselli edici. Avutucu. İç rahatlatıcı. Rahatlık sağlamak.
Composing synonyms : creating by mental acts, assembly, constitutions, adjoining, affiliations, authoring, binding together, realization, alleviatory, aggregation, affiliation, assuager, compositions, allayers, factitious, ataractics, constituent, spurious, alleviator, comfortable, alleviant, string, soothing, aggregations, calming, pseudo, created by, phoniest, solvent, amalgamations, constitutive, formation, realisation.
Composing ingilizce tanımı, definition of Composing
Composing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Tending to compose or soothe.

Bu kısımda Composing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Composing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Composing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Composing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.