Reliefs türkçesi Reliefs nedir
- Rahatlatma.
- Kurtarma.
- Destek.
- Nöbet değiştirme.
- Rahatlama.
- Rölyef.
- Ara verme.
- Çare.
- Yardım.
- Hafifletme.
- Nöbeti alan kimse.
- Kabartma.
- Sıkıntıdan kurtulma.
Reliefs ingilizcede ne demek, Reliefs nerede nasıl kullanılır?
Basreliefs : Yarım kabartma.
Relief forms : Yer biçimleri. İç ve dışgüçlerin ortak malı olan dağ, yayla, ova, koyak, çukur gibi biçimlerin tümü ve bunların ara türleri.
Relief inversion : Aşınmaların etkisiyle, önceden yüksekliklerin bulunduğu yerlerde çukurlukların, koyakların bulunduğu yerlerde de dağ ve tepelerin gelişmesi. Terselme.
Relief map : Yükseltileri basit çizgiler yerine farklı renklerle gösteren harita. Rölyef haritası. Rölyef harita. Yükseklikleri gösteren harita. Kabartma harita.
Relief print : Kabartma basınç. Kabartma baskı.
Be in relief against : Dikkati çekmek. Yanında göze çarpmak. Kontrast oluşturmak.
Relief road : Yan yol. Baypas. Trafiği sıkışık bir alanın etrafından dolaştıran yol. İkinci yol.
Relief well : Boşaltma kuyusu. Tahliye kuyusu.
Stress relief annealing : Gerilme giderme tavlaması. Gerilim giderme tavlaması.
United nations relief and rehabilitation administration : Bm yardım ve rehabilitasyon idaresi. Mihver devletlerden kurtarılan bölgelere yardım etmek üzere 1943 yılında kurulan örgüt. İkinci dünya savaşı sonrasında batı avrupa'da savaştan büyük zarar gören ülkelerin gıda, giyim gibi temel ihtiyaçları ile hammadde ve makine-donanım gibi iktisadi ihtiyaçlarını karşılamak için acil yardım amacıyla 1946 yılında kurulmuş ve daha sonra görevleri avrupa imar programına devredilmiş yardım programı. krş. marshall planı. Birleşmiş milletler rahatlama ve rehabilitasyon idaresi. Birleşmiş milletler yardım ve rehabilitasyon idaresi.
İngilizce Reliefs Türkçe anlamı, Reliefs eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Reliefs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Rescue : Tahlisiye. Kurtarmak. İmdadına yetişmek. İmdat. Hacizden kurtarmak. Kurtulma. Mahpusu düşmandan kurtarmak.
Bearer : Meyve veren ağaç. Hamil. Bitki. Taşıyıcı. Kolon ya da piramitte üstündekileri taşıyan güçlü kişi. trapez gösterisinde uçan trapezciyi tutup taşıyan cambaz. Götüren. Tabut taşıyan kişi. Taşıyan. Tabut taşıyıcı.
Raisings : Şardonlama. Kendini bilen. Kaldırma. İlave. Zam. Yetiştirme. Yükselen. Tüylendirme. Yükseltme.
Bosses : Patron. Yönetici. Şişlik. İşveren.
Content : Toplumsal olguların kurucu öğelerinin toplamı; bu olgulardaki gelişmelerle biçim değişikliklerinin belirleyici etkeni. Doyurmak. Memnun etmek. Olumlu. Lehte oy kullananlar. Esas. Yığın iletişiminde kaynaktan alımcıya iletilen bilginin, iletinin taşıdığı duygu ve anlam yükü. Kapsam. Tatmin etmek. Razı.
Recovery : Dinlenme. Geri alma. Geri kazanma. Bilgisayar, fizik, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İyileşme. Düzelme. Tazmin. Yeniden para alma. Geri dönüştürme. Toparlanma.
Appeasement : Taviz verme. Dindirme. Yatıştırma. Kandırma. Düşmana ödün vererek savaştan kaçınma. Ödün verme. Teskin etme. Bastırma (açlığı). Bastırma.
Assuagement : Yatıştırma. Azaltma. Sakinleştirme. Sakinleştirme eylemi.
Alleviation : Hafifleme. Teselli. Yatışma.
Individualism : İndividüalizm. Bireylerin yararlarını toplumsal yararlardan daha üstün ya da daha önemli sayan öğreti tutum ve siyasaların genel adı. Ferdiyetçilik. Toplum yaşayışında temel amacın, bireylerin başarı ve mutlulukları olduğu düşüncesini ileri süren öğreti. toplumun, bireylere ve kümelere geniş bir özgürlük tanıdığında gelişeceğine ve mutluluğa kavuşacağına inanan toplumbilim görüşü. bütün değerlerin, hak ve ödevlerin kaynağı olarak bireyi kabul eden ahlak görüşü. Endividüalizm. Bireysellik. Bireyselcilik. Benlik. Bireycilik. Eğitim, iktisat, sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır.
Reliefs synonyms : autotelism, superstitious notion, article of faith, originalism, geneticism, popular opinion, spiritual being, spiritual world, supremacism, mental object, theosophism, philosophical system, pacificism, cognitive content, spiritual domain, religious belief, suffragism, alternative, suspensions, assistance, opinion, lightening, choice, egress, disembarrassment, redemption, values, raised, conviction, attenuation, mitigation, vox populi, auxiliary.
Reliefs zıt anlamlı kelimeler, Reliefs kelime anlamı
Unbelief : İnançsızlık. İmansızlık.
Discomfort : Rahatını bozmak. Rahatını kaçırmak. Rahatsızlık. Rahatsız etmek. Sıkıntı. Dert. Keyfini kaçırmak. Ağrı. Üzmek. Bozmak.

Bu kısımda Reliefs kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Reliefs ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Reliefs anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Reliefs ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.