Rescue türkçesi Rescue nedir

  • Muaf tutmak.
  • [#kurtarma Kurtarmak].
  • Mahpusu düşmandan kurtarmak.
  • Hacizden kurtarmak.
  • Kurtarma.
  • Zorla geri almak.
  • Kurtarılma.
  • Yardım.
  • İmdadına yetişmek.
  • Kurtuluş.
  • Kurtulma.
  • İmdat.
  • Madencilik alanında kullanılır.
  • Tahlisiye.

Rescue ile ilgili cümleler

English: Ali attempted to rescue Mary.
Turkish: Ali Mary'yi kurtarmaya çalıştı.

English: Ali died trying to rescue Mary.
Turkish: Ali Mary'yi kurtarmaya çalışırken öldü.

English: Ali tried to rescue Mary.
Turkish: Ali Mary'yi kurtarmak için çalıştı.

English: Ali vowed to rescue Mary.
Turkish: Ali Mary'yi kurtarmak için söz verdi.

English: Ali did his best to rescue Mary.
Turkish: Ali Mary'yi kurtarmak için elinden geleni yaptı.

Rescue ingilizcede ne demek, Rescue nerede nasıl kullanılır?

Rescue apparatus : Kurtarma aygıtı.

Rescue capsule : Kurtarma kapsülü.

Rescue crew : Kurtarma ekibi. Kurtarma takımı.

Rescue dump : Kurtarma dökümü.

Rescue equipment : Kurtarma cihazları. Kurtarma donanımıı. Kurtarma malzemesi. Kurtarma teçhizatı.

Rescue from oblivion : Unutulmaktan kurtarmak.

Rescue squad : Kurtarma ekibi. Kurtarma takımı.

Rescue operations : Kurtarma operasyonu.

Rescue work : Kurtarma çalışması. Kurtarma işi.

Rescue vehicle : Kurtarma aracı.

İngilizce Rescue Türkçe anlamı, Rescue eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rescue ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Acquitting : Temize çıkarmak. İbra etmek. Suçsuz çıkarmak. Aklamak. Beraat etmek. Ayrıcalık tanımak. Beraat ettirmek. Tenzih etmek. Ödemek.

Clears : Bilgi vermek. Aydınlatmak. Temize çıkarmak. Gümrükten çekmek. Geçmek. Açıklamak. Kazanmak. Gidermek. Limana giriş veya çıkış izni almak. Temizlemek.

Releases : Devir. Serbest bırakma. Serbest bırakılan. Azat. Feragat. Muafiyet. Salıverme. Bırakma. Muaf tutma.

Boost : Voltajını yükseltmek. Cesaretlendirme. Artış. Reklamını yapmak. Yükselme. Canlandırmak. Yukarıya itmek. Teşvik. İtelemek.

Assists : Muavenet. Asiste etmek. Hazır bulunmak. Desteklemek. Asistanlık yapmak. Yardım etmek. Sayı yaptırma. Yardımcı olmak.

Soss : Uluslararası yardım çağrısı. Sos tehlike halinde verilen imdat sinyali.

Reprieve : Cezasını ertelemek. Geciktirmek. Ertelemek (kötü bir şeyi). Tecil etme. Cezayı ertelemek. Rahat vermek. Mahvını ertelemek. Erteleme (kötü bir şeyi). Ölüm cezasının ertelenmesi.

Absolving : Suçunu bağışlamak. Tenzih etmek. Beraat ettirmek. Affetmek. Arılamak. Aklamak. Bağışlamak. Allah adına günahı affetmek. Temize çıkarmak.

Disentangling : Açılma. Serbest bırakmak. Çözmek. Açılmak. Dolaşıklığını gidermek. Serbest kalmak. Açmak. Çözülme.

Actinolite : Aktinolit. Işıntaşı.

Rescue synonyms : search and rescue mission, clean up, advance heading, succoured, abandon, succor, evasions, help, fishings, benefactions, exempt, sos, succouring, extrication, extricating, exonerating, accessoriness, escaping, lifesaving, salvages, avoidance, bailed, affranchisement, relief, benevolence, backing, activated carbon, abandoned mine, auspices, accident frequency, aid, relieve, brought off.

 

Rescue ingilizce tanımı, definition of Rescue

Rescue kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of rescuing. To rescue seamen from destruction. To free or deliver from any confinement, violence, danger, or evil. Liberation. To remove or withdraw from a state of exposure to evil. As, to rescue a prisoner from the enemy. Deliverance from restraint, violence, or danger. To liberate from actual restraint.