Chelating türkçesi Chelating nedir

  • Kıskaçlayıcı.

Chelating ingilizcede ne demek, Chelating nerede nasıl kullanılır?

Chelatine : Karaciğerde fazla bakırı depolayan protein. Şelatin.

Chelation : Kenetleme. Bir metal yükünün bir molekül ya da yükünle iki yönlü tepkimeye girerek halka biçiminde bir karmaşık oluşturması. Şelasyon. Metal iyonlarının bağlayıcı maddelerle halka oluşturarak bağlanması. Çatallama. Çelatlama. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Şelasyon veya şelat oluşumu. Kıskaçlama. (kimya) chelates (organik çemberlerden ve metalik iyonlardan oluşan bileşik) oluşturma.

Chelat : Çelat. Kelat.

Chelate : Metal iyonlarını bağlama yeteneği olan klorofil, sitokrom, hemoglobin, b12 vitamini gibi bir organik molekül ve heterosiklik bileşikler. Kıskaç. Kıskaçlamak. Kıskacı olan (yengeç, pençe). Çelat. Chelate (organik çemberlerden ve metalik iyonlardan oluşan) bileşiğine ait (kimya). Kelat. Şelat.

Chelate trace minerals : Şelat iz elementler. Emilimini arttırmak için nötr bir molekülle birleştirilmiş iz elementler.

Chelators : Metal iyonlarını bağlayan moleküller.

Mineral chelates : Mineral şelatları. Mineralleri protein moleküllerine bağlayan ve vücudun mineralleri tam olarak emmesini sağlayan maddeler.

Chelas : Mürit. Kıskaç (yengeç). Kıskaç.

 

Chelae : Kıskaç (yengeç vb.).

Metal aminoacid chelateds : Metal amino asit şelatları. Eriyebilir metal tuzlarındaki metal iyonlarıyla amino asitlerin reaksiyonu biçiminde ortaya çıkan, ticari olarak kalsiyum amino asit, kobalt amino asit, bakır amino asit, demir amino asit, magnezyum amino asit, mangan amino asit veya çinko amino asit şelatları bulunan maddeler.

İngilizce Chelating Türkçe anlamı, Chelating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chelating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exhilarating : Neşeli. Neşelendirme. Canlandırıcı. Neşelendirici.

Global warming : Global ısınma. Küresel ısınma. Evrensel ısınma. Global sıcaklık ortalamasının yavaş yavaş atması.

Exciting : Heyecanlandırıcı. Uyaran. Uyarıcı. Heyecanlı. İlginç. Heyecanlandırma. Heyecan verici. Heyecanlandıran. Tehyiç. Coşturucu.

Melt : Yumuşatmak. Erimek. Halletmek. Eritmek. Ergimek. Kaybolmak. Ergitmek. Yumuşamak. Yok olmak.

Overheating : Aşırıısıtım. Metallerin ısı ile işlenmesinde, uygun tane büyüklüğü veren sıcaklığın üstünde ısıtılmaları. Aşırı ısıtma. Fazla ısınma. Çok heyecanlandırmak. Fazla ısıtmak. Fazla ısıtılma. Kızma. Kızdırmak.

Temperature change : Isı değişimi. Sıcaklık değişimi.

Boiling : Kavurucu. Kaynar. Kaynatan. Bir sıvının doygun buhar basıncının bulunduğu ortamın basıncına denk olduğu durumda, kabarcık oluşumuyla birlikte buhar evresine geçişi. Kaynama. Kaynayan. Haşlama. Kızgın. Köpüren.

Thaw : Yakınlaşmak. Eritmek. Erimek. Samimileşmek. Açılmak.

Induction heating : İndüksiyonla ısıtma. İndüksiyon ısıtma. Endüklemli ısıtma. Endüksiyonlu ısıtma. Metalik dolguyu endükleme ile ısıtma. İndüklemeyle ısıtma. Endüksiyonla ısıtma.

 

Warming : Isıtma. Isıtan. Dayak atma. Pataklama. Isınma. Teshin. Uyarma.

Chelating synonyms : radiant heating, thawing, melting.

Chelating zıt anlamlı kelimeler, Chelating kelime anlamı

Unexciting : Heyecansız. Can sıkıcı. Sıkıcı.

Fair : Panayır. Çarşı. Üretici ve yapımcı mallarının çoğunluğa gösterilmesi amacıyla değişmeyen, genellikle önemli tecim ve tarım kuruluşlarının bulunduğu yerlerde belirli sürelerle sergilendiği geçici satak. Açık tenli. Fuar. Kermes. Lunapark (gezici). İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Yontmak. Belli zamanlarda ve genellikle küçük yerleşim birimlerinde kurulan, sergi özelliği de taşıyan yerel nitelikteki pazar.