Chessmen türkçesi Chessmen nedir

Chessmen ingilizcede ne demek, Chessmen nerede nasıl kullanılır?

Chessman : Satranç taşı.

Chessmaster : Satranç oyununda son derece yetenekli kimse. Satranç ustası.

Chess board : Satranç tahtası.

Chess board plan : Bir kenti, aşağı yukarı dörtgen yapı adalarına bölmeyi amaçlayan kentsel düzentasar. eski mısır ve mezopotamya kentlerinin biçimlerinden esinlenen, yunan ve roma kentlerinin düzentasarlarıyla bu geleneği benimsemiş bulunan ve çağdaş kent tasarlamasında da kullanılan bir tasar türü. havadan bakıldığında, birbirini dik açılarla kesen ve birbirine koşut yolların oluşturduğu bir ızgaraya benzeyen kent biçimi. Damalıtasar.

Chess club : Satranç kulübü.

Chess piece : Satranç taşı.

Chess player : Satranç oyuncusu. Satranç (iki insan tarafından oynanan masa oyunu) oyununu oynayan iki kişiden biri.

I would like a chess set : Satranç rica ediyorum.

Chess set : Satranç takımı.

Game of chess : Satranç oyunu.

İngilizce Chessmen Türkçe anlamı, Chessmen eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chessmen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bishop : Kaliforniya eyaletinde şehir. Sıcak şarap. Fil. Fil (satranç). Georgia eyaletinde yerleşim yeri. Piskopos.

 

Queen : Sultan. Sevgili. Vezir çıkmak. Kraliçe. Nonoş. Ece. Homoseksüel. Arı, termit ve karıncalar gibi sosyal böceklerde üreme yeteneğinde olan dişi. Vezir yapmak.

Chess set : Satranç takımı.

Man : Düşünme ve konuşma yetileri olan bilinçli, toplumsal canlı. Adam yerleştirmek. Adam vermek. Yeterince insan olmak. Adam atamak. Adamla donatmak. Erkek. Görev yapmak. İnsan.

Rook : Kale (satranç). Hile yapmak. Kumarda hile yapmak. Hilebaz. Kazıklamak. Aldatmak. Kumarda hile yapan. Hile ile kapmak. Ekin kargası. Dolandırmak.

King : Dama. Bir konuda en usta kimse. Papaz. En büyük boy yatak. North carolina eyaletinde yerleşim yeri. Başta olan kimse. Hükümdarlık. Kral. Melik. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri.

Piece : Tane. Kalıp. Yamalamak. Kısa yazı. Pare. Parçalarını eklemek. Eklemek. Parça. Parça koymak. Birleştirmek.

Pawn : Tehlikeye atmak. Piyon. Rehine vermek. Terhin etmek. Rehin vermek. Rehine koymak. Rehin. Rehin bırakmak. Borcun ödenmemesi durumunda alacaklı tarafından el konulmak üzere sözleşmenin yapıldığı anda alacaklıya borçlu tarafından güvence olarak gösterilen taşınır veya taşınmaz değer.

Chessmen synonyms : chess piece, chessman, horse, knight, castle.