Child bearing türkçesi Child bearing nedir

Child bearing ingilizcede ne demek, Child bearing nerede nasıl kullanılır?

Child : Seyahatte. Yavru. Sonuç. Çaylak. Tıfıl. Çocuk. Velet. Evlat. Bala. Tam tarifeye tabi olmayan yaşça küçük kişi.

Bearing : Birisine katlanma. Duruş. Ürün verme. Katlanma. Rulman. Etki. Alaka. Meyve verme. Bedenin duruşu. Üstlenme.

Child bearing age : Kadın çoğasının çocuk doğurabileceği yaş sınırı. Doğurganlık çağı.

Child abuse syndrome : Çocuk suistimali sendromu. Hırpalanmış çocuk sendromu.

Child advocacy : Çocuğun savunulması. Çocuk hakları savunması. Çocuk haklarının desteklenmesi ve savunulması.

Child allowance : Çocuk zammı. Çocuk indirimi. Çocuk ödeneği. Çocuk yardımı.

İngilizce Child bearing Türkçe anlamı, Child bearing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Child bearing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Geneses : Oluşum. Yaradılış. Hilkat. Doğuş. Kök. İncil'in ilk kitabı. Kaynak. Başlama noktası. Oluş. Başlangıç.

Childbirths : Doğurma. Çocuk doğurma.

Bearing : Yatak. Dayanma. Taşıma. Etki. İlinti. Duruş. Hareket. Doğurma. Taşıyan.

Birth : Dünyaya getirme. Doğurma. Türe özgü normal gebelik süresi sonunda yavrunun ve plasentanın döl yatağı içi ortamdan dış ortama geçiş süreci, yavrulama. Başlangıç. Kaynak. Tevellüt. Veladet. Nesil. Neşet. Sop.

 

Geniture : Bir kişinin doğumu. (eski kullanım) doğum. Üreme. Doğuş. Jenerasyon. Meydana gelme.

Childbirth : Çocuk doğurma. Doğurma.

Deliveries : Dağıtma. Teslimler. Devretme. Teslim etme. Doğurma. Konuşma. Teslim. Verim. Tevziat.

Born : Doğma. Doğmuş. Doğuştan. Vuku bulmak. Kökenden. Mütevellit. Tevellütlü. Doğan.

Delivery : Devretme. Teslim. Gönderme. Bir şeyi, verilmesi gereken yere verme. Malların alıcısına veya temsilcisine fiilen verilerek el değiştirilmesi süreci. Dağıtma. Duruşmadan bağışık tutulma. Konuşma tarzı. Dağıtım.

Accouchement : Lohusalık. Loğusalık.

Child bearing synonyms : genitures, childbearing, being born, birthing, births.