Geniture türkçesi Geniture nedir

Geniture ingilizcede ne demek, Geniture nerede nasıl kullanılır?

Genitures : Doğuş. Üreme. Jenerasyon. Meydana gelme. Bir kişinin doğumu. Doğum. (eski kullanım) doğum.

Primogeniture : En büyük evlat olma. Babanın ölümünden sonra mirasın en büyük çocuğa devrolması hakkı. İlk doğan kuralı. En büyük çocuğun statüsü. En büyük çocuk olma.

Progeniture : Döl. Meydana getirme. Zürriyet.

Right of primogeniture : En büyük evlat hakkı. En büyük oğul önceliği.

Secundogeniture : İkinci erkek çocuk.

Genital area : İntim bölgesi. Genital bölge.

Ultimogeniture : En genç oğuldan neslin devamı. Küçükoğul önceliği. Kalıtın yalnız ya da öncelikle en küçük oğul ya da onun kalıtçılarına verilmesi.

Genital herpes : Genital iltihap.

Genital atrium : Bazı asalakların vücut duvarı içerisinde erkek ve dişi genital kanalların açıldığı boşluk. Genital atriyum. Yassı solucanların vücut duvarı içerisinde erkek ve dişi genital kanalların açıldığı boşluk.

Genital : Üreme organlarına ait, tenasül uzuvlarına ait, tenasül uzuvları. Üreme organlarına ait. Üreme ile ilgili. Üreme kılganlarıyla ilgili. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Genital. Üremeyle ilgili, üremeye ait. Üreme organlarıyla ilgili. Örgensel. Üreme (ile ilgili).

 

İngilizce Geniture Türkçe anlamı, Geniture eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Geniture ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Childbearing : Doğum yapma. Çocuk doğurma. Çocuk sahibi olma.

Reproductions : Yeniden üretim. Özdeşbaskı. Kopyasını yapma. Yeniden basma. Aynını yapma. Kopan organın tekrar çıkması. Çoğalma. Yeniden yapma. Eserin kopyası.

Propagation : Bilgisayar, fizik, kimya, madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yayılım. Bir dalganın ya da parçacık akışının, kaynağından her yana akışı. Yayılma. Çoğalma. Bir zincir tepkimesinin ya da ardışık tepkimeler dizisinin başlatıldıktan sonraki aşamaları. İlerleme. Elektromıknatıs ya da radyoelektrik dalgaların çeşitli yönlerde yol alma yeteneği.

Blood line : Doğrudan atalar sırası. Kan hattı. Nesil.

Deliveries : Teslimler. Tevziat. Teslim etme. Teslim. Konuşma. Verim. Dağıtma. Devretme. Doğurma.

Thrust : Zorla (bir duruma) sokmak. İtmek. Süngülemek. Tıkmak. Hücum etmek. Dürtmek. Saldırmak. Dayamak. Sokmak. Sıkıştırmak.

Jabbing : Ucu keskin bir şeyle dürtme. Dürtmek. Dürtme. Batırmak. İtme. Saplamak.

Bearing : Ayak. Bağıl devinimli iki parça arasında sürtünmeyi ve aşınmayı azaltmaya yarayan örgen. Mil yatağı. Birisine katlanma. Yatak. Etki. Çekme. İlinti. Alaka. Ürün verme.

Move : Oynamak. Hareket etmek. Taşımak. Hareket. Kımıldamak. İlerlemek. Hamle. Hareket ettirmek. Tahrik etmek. Bilgisayar, bilişim, uzay alanlarında kullanılır.

 

Geniture synonyms : mudra, child bearing, births, aurora, motility, childbirths, proceed, go, born, proliferation, nascencies, auroras, poking, genitures, breeding, causing, nascence, eventuation, aurorae, delivery, emergence, origination, proliferations, eventuating, embark, breedings, seminal, gamogenesis, motion, taking place, birth, movement, genesis.

Geniture zıt anlamlı kelimeler, Geniture kelime anlamı

Boo : Islıklama. Yuha çekmek. Yuh. Yuha. Yuhalamak. Yuhalama. Islıklamak. Yuh çekmek.

Geniture ingilizce tanımı, definition of Geniture

Geniture kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Procreation. Birth. Generation.