Propagation türkçesi Propagation nedir

  • Çoğalma.
  • Yayılım.
  • İlerleme.
  • Elektromıknatıs ya da radyoelektrik dalgaların çeşitli yönlerde yol alma yeteneği.
  • Üreme.
  • Bir zincir tepkimesinin ya da ardışık tepkimeler dizisinin başlatıldıktan sonraki aşamaları.
  • Bir dalganın ya da parçacık akışının, kaynağından her yana akışı.
  • Yayılma.
  • Bilgisayar, fizik, kimya, madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Propagation ingilizcede ne demek, Propagation nerede nasıl kullanılır?

Propagation path : Yayılım yolu.

Propagation velocity : Yayılma hızı. Yayılım hızı.

Anomalous propagation : Anormal yayılım.

Back propagation : Geri yayılma.

Beyond the horizon propagation : Ufuk ötesine yayılım.

Direction of propagation : Yayılmanın yönü. Yayılma yönü.

Micropropagation : Sürgün uçları ya da boğumlara ait eksplantlardan bitkilerin in vitro klonal çoğaltılması; genellikle alt kültürler boyunca sürgünlerin tomurcuk vererek çoğaltılması; meristem dokularından meydana gelen doğrudan somatik embriyo oluşumu. Mikro çoğalma. Mikroçoğaltma.

Free space propagation : Boşlukta yayılım.

Propagating : Yaymak. Çoğaltmak. Yavrulamak. Üretmek. Yayılıyor. Propaganda yapmak. Üremek. Bulaştırmak.

In vitro propagation : İn vitro çoğaltma. Kontrollü yapay bir çevrede, temiz şartlarda, plastik veya cam kültür kapları kullanılarak besi yerlerinde canlının çoğaltılması.

 

İngilizce Propagation Türkçe anlamı, Propagation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Propagation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Advancements : Terfi. Gelişme. Yükselme.

Diaspora : Ülke dışındaki ulusal kökendeki grup. Yahudi sürgünü. Bugün israil dışında yaşayan yahudi topluluğu için kullanılan terim. Dağılma. Aynı aile mensupları arasındaki yahudilerin israil dışındaki ülkelere dağılımı (babil esaretinden sonra). Diyaspora.

Proliferation : Tomurcuk verme. Tomurcuktan üreme. Yaygınlaşma. Yayılma (silah vb). Çabuk çoğalma. Hızla çoğalma. Artma. Proliferasyon.

Diffusing : Karıştırmak. Nüfuz etmek. Yaymak. Yayılmak. Tamim. Dökmek. Dağıtmak. Dağılmak.

Breakthrough : Buluş. Kısıtlamalara karşı istisnalar. İyileştirme. Dönüm noktası. Cepheyi yarıp geçme. Büyük buluş. Bilimde büyük buluş. Atılım. Çığır açan buluş.

Diffusion : Molekül, iyon gibi taneciklerin yüksek yoğunluklu bir alandan düşük yoğunluktaki bir alana doğru net akışı. derişim farkı artışı, moleküllerin küçük oluşu, difüzyon bölgesinin yüzey alanının büyük olması, ısı artışı gibi faktörler difüzyon hızını artırır. Yayın. Dağıtım. Bir uçunun, bir sıvının ya da bir çözeltinin özdeciklerinin devinimleri yüzünden tektürelleşmesi. Yayınma. Halkbilim öğe, ürün, olay ya da olaylarının, coğrafyasal düzeyde, bir halk kültüründen diğerine geçişi, bk. temel yayılım, ikincil yayılım, ödünç yayılım. krş. koşut gelişim, dağılım, temel düşünce. Moleküllerin veya iyonların hareket enerjileriyle çok yoğun ortamdan az yoğun ortama hareket etmesi. Difüzyonizm. Doğrultulu bir ışınımın bir ortamdan geçerek ya da bir yüzeyden yansıyarak uzaysal dağılışının değişmesi ve birçok doğrultulara yayılması. Akışkan molekül ya da yükünlerinin, üzerlerindeki erke nedeniyle sürekli ortamda genel aktarım biçimi.

 

Biogenesis : Dirioluşum. Biyogenez. Canlıların kendilerine benzeyen canlılardan oluştuğunu açıklayan görüş. Diri oluşum. Biyo oluşum. Biyojenez. Yaşayan varlıkların diğer yaşayan varlıklardan oluşması. Biyolojik türeme. Canlı organizmaların kendileri gibi canlı organizmalardan meydana geldiğini söyleyen teori. abiogeneze karşıdır.

Creep : Sığınak. Kayma. Ürperme. Sızmak. Sürünmek. Kaymak. Sokulmak. Sızıntı. Toprak kayması. Emekleme.

Diasporas : Dağılma. Diyaspora. Ülke dışındaki ulusal kökendeki grup.

Deployment : Plana göre yerleştirme. Serme. Dağıtım. Konuşlandırma. Açılma. Yerleştirme. Konuşlanma. Mevzilenme.

Propagation synonyms : public exposure, spreads, expansions, progeneration, circulation, spread, buildup, advance, gamogenesis, being opened, broadening, biogeny, development, reproductive, airing, reproduction, proliferations, buildups, geniture, deployments, proliferating, deploying, breakthroughs, creepages, expansion, creeps, headway, furtherance, semination, reproductions, broadenings, extension, accrual.

Propagation ingilizce tanımı, definition of Propagation

Propagation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Continuance or multiplication of the kind by generation or successive production. The act of propagating. As, the propagation of animals or plants.