China türkçesi China nedir

China ile ilgili cümleler

English: Communists took power in China in 1949.
Turkish: Koministler 1949 yılında Çin'de iktidara geldi.

English: Are you aware that Okinawa is closer to China than to Honshu?
Turkish: Okinawa'nın Çin'e Honshu'dan daha yakın olduğunun farkında mısın?

English: Are you going to pay a visit to China this fall?
Turkish: Bu Sonbaharda Çin'i ziyaret edecek misin?

English: Cities and provinces along the Yangtze River in central China are grappling with the country's worst drought in more than 50 years.
Turkish: Merkezi Çin'de Yangtze nehri boyunca şehirler ve taşra 50 yıldan daha fazla bir süredir ülkenin en kötü kuraklığı ile boğuşuyor.

English: Ali bought some mosquito nets made in China to give to his friends.
Turkish: Ali arkadaşlarına vermek için Çin'de yapılmış bir miktar cibinlik aldı.

China ingilizcede ne demek, China nerede nasıl kullanılır?

China aster : Pat çiçeği. Saraypatı. Meydan güzeli.

China bark : Kınakına. Kının.

China cabinet : Vitrin.

China clay : Kaolen. Ankil. Kaolin. Cin kili. Çin kili. Arıkil.

China closet : Porselen takımları depolamak veya sergilemek için kullanılan cam kapıları olan kabin. Tabak dolabı.

 

China pink : Çin karanfili.

China standard time : Çin standart saati.

China ware : Porselenden yapılmış sofra takımı. Çin porseleni sofra takımı.

China daylight time : Çin yaz saati.

China rose : Çin gülü. Menekşegülü.

İngilizce China Türkçe anlamı, China eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak China ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chine : Yan kirişi. Derin ve dar vadilere verilen isim. Dağ sırtı. Desenli. Bel kemiği. Sırttan çıkarılan et. Özellikle ingiltere'nin wight ve dorset adalarında. Benekli desenli. Benekli. Belkemiği.

Ceramic : Kil ya da başka silikatlardan elde edilen ürünlere verilen genel ad. Sırlıtaş. Seramikle ilgili. Toprak. Seramiklere ilişkin. Kil.

Crackle : Çatırdamak. Kıtırdamak. Çatırtı. İki sert yüzün birbirine sürtünmesinden çıkan ses, deri altı amfizeminde basmakla hissedilen ses, krepitasyon. Çıtırdama. Cazırdamak. Çıtırdatmak. Çatlak desen ile süslemek. Hışırdatmak. Sırlamak.

Shanghai : Şanghay. Kaçırıp zorla gemide çalıştırmak. Şangay. Sarhoş edip gemiye zorla tayfa olarak almak. Çin'in doğusunda bir liman şehri.

Yangtze : Yangtze nehri. Çin'de asya'nın en uzun nehri olan bir nehir (tibet'ten doğudaki doğu çin denizi'ne doğru akan).

Mekong : Mekong nehri. Çin'in güneybatısından doğan ve güney çin denizi'ne dökülen nehir.

Amur river : Amur nehri. Çin ve rusya arasında akan asya'da bir nehir.

Earthenware : Topraktan yapılmış. Camlaştırılmamış kil ürünlerinin genel adı. Çömlek. Toprak işi. Çanak. Toprak. Toprak çanak çömlek. Çanak çömlek. Toprak eşya.

Cathay : Kuzey çin'in arkaik adı. Kuzey dakota eyaletinde şehir.

 

Mainland china : Çin toprakları.

China synonyms : heilong jiang, xinjiang, po hai, sian, kuangchou, hangchow, hopeh, singan, talien, taiyuan, gan jiang, grand canal, kansu, dairen, kunlun mountains, yunnan, the pamirs, tyan shan, luoyang, xian, hsian, chongqing, hunan, nan ling, bo hai, poyang, fengtien, guangzhou, nei monggol, kunlan shan, hangzhou, communist china, luta.

China ingilizce tanımı, definition of China

China kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A country in Eastern Asia.