Choosiness türkçesi Choosiness nedir

Choosiness ingilizcede ne demek, Choosiness nerede nasıl kullanılır?

Choosing : Seçi. Seçim. Seçen. Seçme.

Choosing commands : Komut seçme. Seçim komutları.

Choosier : Daha seçici. Seçici. İnce eleyip sık dokuyan. Müşkülpesent.

Choosiest : Müşkülpesent. İnce eleyip sık dokuyan. Detaycı. Seçici. Zor beğenen. En seçici.

İngilizce Choosiness Türkçe anlamı, Choosiness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Choosiness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Selectiveness : Seçici olma durumu. Titiz olma durumu.

Attention : Bakım. Bilgisayar, eğitim, jimnastik, sosyoloji alanlarında kullanılır. Dikkat verme. İlgi. Kayıt. Duygu ve düşüncenin bir konu ya da sorun üzerinde toplanması, zihnin uyanık bulunması durumu. Belli bir noktaya odaklanma. İhtimam. Aldırış.

Irritabilities : Alınganlık. Çabuk öfkelenme. Asabiyet. Duyarlılık. İritabiliti. Asabilik. Sinirlilik. Uyarılma. Dargınlık.

Nicety : Hassas nokta. İncelik. Dakiklik. Hoş. Hassasiyet. Tamlık. Hassas çekit. Hassaslık. Güzel şey.

Comfortableness : Memnuniyet ve güvenlik durumu. Konfor. Huzur. Esenlik. Rahatlık.

Coziness : Samimiyet. Hoşluk. Sıcaklık. Konfor. Rahatlık.

 

Particularity : Eksiksizlik. Husus. Bir önermede yüklemin özneyi oluşturan öğelerden kimilerine yüklenebilmesi ya da bir nedensel ilişkinin konusunu oluşturan birimlerden kimileri için geçerli olması, bk. tümellik. Özellik. Tikellik. Tamlık.

Niceness : Kibarlık. Güzellik. Dakiklik. İncelik. Hoşluk. Sevimlilik.

Accuracy : Bir bilginin, gerçekleşebilir çıkarımlarda bulunma yeteneği. Hassasiyet. Tamlık. Ayar. Doğruluk. İncelik. Bir ölçünün, gözlemin gerçeğe yakın olma derecesi. Yanlış yapmamaya özen gösterme.

Fastidiousness : Müşkülpesentlik.

Choosiness synonyms : rough water, irritability, accuracies, daintiness, comfort, meticulousness, compactness, snugness, storminess, selectivity, accurateness, particularities, fussiness, roughness.

Choosiness zıt anlamlı kelimeler, Choosiness kelime anlamı

Discomfort : Sıkıntı. Rahatını bozmak. Rahatsızlık. Sıkıntı vermek. Dert. Rahatsızlık veren şey. Üzmek. Rahatını kaçırmak. Rahatsız etmek. Keyfini kaçırmak.