Circumcised türkçesi Circumcised nedir

Circumcised ile ilgili cümleler

English: The child will be circumcised when he reaches the age of eight.
Turkish: Sekiz yaşına ulaştığında, çocuk sünnet edilecek.

Circumcised ingilizcede ne demek, Circumcised nerede nasıl kullanılır?

Uncircumcised : Musevi olmayan. Sünnetsiz.

Uncircumcised person : Sünnetsiz erkek. Penisinin üstündeki deri parçası alınmamış erkek.

Circumcise : Sünnet. Günahlardan arındırmak. Bızırı kesmek. Bızırı kesme. Ruhen temizlemek. Sünnet etmek.

Circumciser : Sünnetçi. Sünnet eden kimse.

Circumcises : Sünnet etmek. Bızırı kesmek. Bızırı kesme. Günahlardan arındırmak. Ruhen temizlemek. Sünnet.

The circumcision : Hz isa'nın sünnetinin kutlanması. Sirkumsizyon. Sünnet. Ruhen arınma.

Circumcision feast : Sünnet düğünü. Sünnet.

Circumcircle : Çevrel çember.

Calcinosis circumcripta : Kalsinozis sirkumskripta. Yumrulu kalsinozis.

Circumcenter : Çevrel özek. Bir üçgeni çevreleyen bir çemberin merkezi. Çevrel merkez. Çevrel çemberin merkezi.

İngilizce Circumcised Türkçe anlamı, Circumcised eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Circumcised ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Take away : Dışarıya çıkarmak. Kaldırmak. Paket yaptırıp götürmek. Ortadan kaldırmak. Çekmek (desteği). Uzaklaştırmak. Alıp götürmek. Elinden almak (bir hakkı). Almak. Çıkarmak.

 

Take : Yazmak. Etkili olmak. Yakalamak. Kabul etme (vücut). Almak. Pay. Tutulan balık miktarı. (sınava) girmek. Tutma. Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası. çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm. alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). tv. televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar.

Cut : Kendisinde top bulunmayan bir oyuncunun, pas alacak gibi bir aldatma ile karşı çembere doğru hızla koşması. Kırpmak. Kurgulamak. Diş çıkarmak. Sulandırmak. Kamçılamak. Kesik. İndirilmiş. Kesmek. Kes.

Withdraw : Çekilmek. Kabuğuna çekilmek. Geri almak. Geri çekilmek. Çekmek. Çekinmek. Almak. Ayrılmak. Geri çekmek. Para çekmek.

Remove : Kademe. Derece. Öçürmek. Taşınmak. Götürmek. Götürülmek. Gidermek. Silmek. Oynatmak.