Circumcises türkçesi Circumcises nedir

  • Sünnet etmek.
  • Bızırı kesmek.
  • Bızırı kesme.
  • Ruhen temizlemek.
  • Günahlardan arındırmak.
  • Sünnet.

Circumcises ingilizcede ne demek, Circumcises nerede nasıl kullanılır?

Circumcise : Sünnet etmek. Sünnet. Ruhen temizlemek. Bızırı kesmek. Günahlardan arındırmak. Bızırı kesme.

Circumcised : Sünnetli.

Circumciser : Sünnet eden kimse. Sünnetçi.

Uncircumcised : Sünnetsiz. Musevi olmayan.

Uncircumcised person : Sünnetsiz erkek. Penisinin üstündeki deri parçası alınmamış erkek.

Circumcircle : Çevrel çember.

Non circumcision : Sünnet olmayan. Sünnet olmamış. Penis ucundaki derisi alınmamış olan.

Calcinosis circumcripta : Yumrulu kalsinozis. Kalsinozis sirkumskripta.

Circumcising : Günahlardan arındırmak. Sünnet etmek. Bızırı kesmek. Sünnet. Ruhen temizlemek. Bızırı kesme.

Circumcenter : Bir üçgeni çevreleyen bir çemberin merkezi. Çevrel özek. Çevrel merkez. Çevrel çemberin merkezi.

İngilizce Circumcises Türkçe anlamı, Circumcises eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Circumcises ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Take : Yazmak. Çekim. Götürmek. Etkili olmak. Çevirmek. Tepki. Kabul etme (vücut). Çevirim eylemi. (fotoğraf) çekmek. Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası. çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm. alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). tv. televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar.

 

Circumcisions : Hz isa'nın sünnetinin kutlanması. Ruhen arınma. Sirkumsizyon.

Withdraw : Çekmek. Çekinmek. Kabuğuna çekilmek. Ayrılmak. Geri çekmek. Geri çekilmek. Geri almak. Almak. Para çekmek. Çekilmek.

Cut : Hadım etmek. Sapmak. Bilgisayar, basketbol, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kurgulamak. Topsuz giriş. Diş çıkarmak. Kesik. Çevirimin sona erdiğini, alıcının durdurulmasını bildirmek için yönetmenin, alıcı yönetmenine verdiği komut. İndirilmiş. Kes.

Sanctify : Kutsallaştırmak. Kutsamak. Günahtan arındırmak. Takdis etmek.

Take away : Çekmek (desteği). Uzaklaştırmak. Elinden almak (bir hakkı). Çıkarmak. Ortadan kaldırmak. Alıp götürmek. Almak. Kaldırmak. Dışarıya çıkarmak. Çalmak.

Circumcision feast : Sünnet düğünü.

Sunnah : Temelini peygamber hz. muhammet'in sözleri ve davranışlarının oluşturduğu islami din kurallarının büyük kısmı (ayrıca sunna).

 

Tradition : Gelenek. Bir toplumda, bir toplulukta, eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen tinsel ekin öğelerinin her biri. Hadis. Bir toplumda kuşaktan kuşağa iletilen toplum üyeleri arasında manevi bağları güçlendiren her türlü kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar. Bir kuşaktan diğerine tarihsel ve toplumsal bazı değişikliklere uğradıktan sonra ve yalnız konuşma yoluyla geçerek çağımıza ulaşan, kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, bk. geleneksel yasa, gelenek özdeği, gelenekçilik, geleneksel zincir, geleneksel uygarlık. krş. görenek, boş inanç. Sünnet (dini terim). Adetler. Sözlü ve yazılı olmak üzere iki bölüme ayrılan ve bir toplumda kuşaktan kuşağa geçen kültür kalıtları, alışkanlıklar, bilgiler, töreler, davranışlar. Anane.

Circumcises synonyms : circumcising, sanctifying, remove, the circumcision, sanctifies, sunna, circumcision, circumcise.