Clarinetist türkçesi Clarinetist nedir

Clarinetist ile ilgili cümleler

English: I don't like to brag, but I'm a pretty good clarinetist.
Turkish: Övünmeyi sevmiyorum ama ben oldukça iyi bir klarnetçiyim.

English: I was a pretty good clarinetist when I was younger.
Turkish: Ben daha gençken oldukça iyi bir klarnetçiydim.

English: Ali is a clarinetist.
Turkish: Ali bir klarnetçi.

Clarinetist ingilizcede ne demek, Clarinetist nerede nasıl kullanılır?

Clarinetists : Klarnetçi.

Bass clarinet : Bas klarnet.

Clarinet : Klarnet. Kamışlı soluklu bir çalgı. Gırnata.

Clarinets : Gırnata. Kamışlı soluklu bir çalgı. Klarnet.

Clarinettist : Klarnetçi.

Clarinettists : Klarnetçi.

İngilizce Clarinetist Türkçe anlamı, Clarinetist eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clarinetist ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Player : Oyuncu. Oyunluktaki belli kişiyi canlandırma işini yapan kimse. oynamak işini gerçekleştiren kişi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kumarbaz. Çalgı çalan kimse. Çalar. Bir oyun kişisini, bilgisi, tekniği ve yaratışı ile canlandıran ya da gösteren sahne sanatçısı. oyun oynama eyleminde bulunan sanatçı. Çalan kimse. Aygıt. Eğlenceyle vakit geçiren kimse.

Musician : Müzikçi. Şarkıcı. Sazende. Çalgıcı. Bir tiyatroda, orkestrada herhangi bir çalgıyı çalan sanatçı. Bandocu. Müzisyen.

Instrumentalist : Çalgıcı. Çalgı çalan müzisyen. Enstrüman çalan kimse. Araçsalcı.

Clarinetist synonyms : clarinettist, clarinettists, clarinetists.