Cliches türkçesi Cliches nedir

Cliches ile ilgili cümleler

English: Despite their truth, sayings like "carpe diem", "live for yourself" and "know your worth" have degenerated into cliches for justifying rudeness, oddness, and apathy, at the hands of TV personalities and columnists. That is what is called "educated ignorance".
Turkish: "Geçmişi ve geleceği bırak, gününü yaşa", "nasıl hissediyorsan öyle davran", "başkaları için değil kendin için yaşa", "sen de herkes kadar değerlisin, düşüncelerin ve duyguların da onlar kadar değerlidir" gibi aslında hiç de yanlış olmayan felsefi yargılar, köşe yazarlarının ve sunucuların elinde ve dilinde, toplumsal geleneklere, göreneklere, kültüre ve dile aykırı bireysel davranışların, nezaketsizliklerin, terbiyesizliklerin ve kültürsüzlüklerin yani "öğrenilmiş cehaletin" gerekçeleri olmaktadır.

Cliches ingilizcede ne demek, Cliches nerede nasıl kullanılır?

Make cliche : Klişe yapmak.

Cliche : Basmakalıp söz. Klişe. Beylik laf. Beylik söz. Şablon. Basmakalıp. Sıradan ifade.

Cliched : Klişelerle dolu. Sıradan. Kalıplaşmış. Basmakalıp. Aşırı kullanımdan dolayı sıradanlaşmış. Beylik.

Click : Çakılmak. Çıt etmek. Tutulmak. Anlaşılmak. Tıkırdatmak. Uyuşmak. Tıkırtı. Kanı kaynamak. Mandallamak. Tıklamak.

 

Click beetle : Taklaböceği. Tıklama sesi çıkararak havaya sıçrayabilen her tür böcek. Sırt üstü çevrildiği zaman, göğüslerindeki özel aygıtın yardımıyla takla atarak düzgün durabilme yeteneğinde olup, "telkurdu" dediğimiz ve tarım bitkilerinin başlıca zararlılarından biri saydığımız kurtçukları dolayısıyle önem taşıyan böceklere örnek tür; demirciböceği.

Click the door : Kapıyı mandallamak.

Click beetles : Taklaböcekleri. Tıklama sesi çıkararak havaya sıçrayabilen her tür böcek. Taklaböceği. Taklaböceği türlerini içine alan kınkanatlılar familyası. erginleri balözü, çiçek tozu, filiz yiyerek, özellikle ekin, sebze ve süs bitkilerinde ağır yitiklere yol açarlar. a. bk. telkurdu.

Clickable images : Tıklanabilir resimler.

Clicker : Ayakkabının üst parçasını kesen ve onu diğer çalışanlara veren baş ayakkabı yapıcısı. T.v. uzaktan kumanda cihazı (argo terim). Kağıdın yerleştirilmesini denetleyen ve metin kopyalarını dağıtan kimse (baskı, tab).

Clickable map : Tıklama eşleştirmeli harita. Etkin harita. Tıklanabilir harita.

İngilizce Cliches Türkçe anlamı, Cliches eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cliches ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Truism : Bilinen gerçek. Gerçeklik. Mütearife. Herkesin bildiği gerçek. Herkesçe bilinen gerçek. Su götürmez gerçek. Apaçıklık. Bellilik.

Stereos : Stereoskopik fotoğraf. Stereo. Yer göçmesi. Müzik seti. Set. Stereo plak. Teyp. Stereofonik ses sistemi. Sağlam.

Workwear : Tulum. İş giysisi.

 

Cardboard box : Karton kutu. Mukavva kutu. Karton koli. Uydurma. Karton mukavva kutu. Hayali.

Templates : Kalıp. Şablonlar.

Stenciling : Stensil. Basmak. Teksir makinesi ile çoğaltmak. Mumlu kağıtla çoğaltmak. Şablonla çizmek. Şablonla (desen) çizmek. Şablonla (yazı) yazmak. Marka kalıbı. Marka basmak.

Copybooks : Yazı defteri. Mükemmel. Kopya defteri. Kayıt defteri. İyi örnek. Sıradan. Model. Not defteri.

Remark : Demek. Düşüncesini söylemek. Açıklama. Görüş. Dikkat çekmek. Farketmek. Belirtmek. Söz. Söylemek.

Input : Bir sürece verilen, sağlanan özdek, erke ya da verilerin tümü. Girdi. Bir veri işlem dizgesince ya da onun herhangi bir birimince verinin alınması süreci. Bilgisayar, bilişim, fizik, iktisat, kimya alanlarında kullanılır. Birinden gelen düşünceler veya sözler. Veri girişi. Verme. Katma. Bir veri işlem dizgesinice ya da onun herhangi bir birimince alınan ya da alınmak üzere hazırlanan veri. Bilgi.

Dress : Giysi. Giydirip kuşatmak. Resmi giyinmek. Giyinmek. Hizalanmak. Şekil vermek. Rendelemek. Giymek. Giydirmek. Kıyafet.

Cliches synonyms : article of clothing, banality, platitudinous, cliche, patterns, blueprints, templet, hokum, stock phrase, conventional, blueprinted, stenciled, copybook, stereoing, commonplaces, bromides, blueprint, pattern, vesture, conventionalities, habiliment, platitudes, routine, clothing, stereotypes, platitude, wearing apparel, stencils, hackneyed, stereotype, banal, formulaic, wearable.

Cliches zıt anlamlı kelimeler, Cliches kelime anlamı

Loose : Bol. Çözmek. Oynak. Ateşlemek. Atmak. Gevşek. Kaçmak. Salıvermek. Ateş etmek. Serbest bırakmak.

Paved : Kaplanmış. Asfaltla kaplı. Asfaltlanmış. Taşla döşenmiş.