Stereos türkçesi Stereos nedir

Stereos ingilizcede ne demek, Stereos nerede nasıl kullanılır?

Stereoscope : Stereoskop. Biri biraz sağdan, öteki biraz soldan çekilmiş iki resme sağ ve sol gözlerle bakmayı sağlayan, böylece üç-boyutlu görüm elde edilen aygıt. Derin göreç. Oylumsal göreç. Setereoskop.

Stereoscopes : Stereoskop. Derin göreç.

Stereoscopic : Derin gören. Üçboyutlu. Stereoskopik.

Stereoscopic cinematography : Üçboyutlu sinema. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Üçboyutlu filmler gerçekleştirmekle uğraşan sinema kolu.

Stereoscopic film : Stereoskopik film. Üçboyutlu film.

Stereoscopic image : Üçboyutlu görüntü.

Radiostereoscopy : Radyosteroskopi. Herhangi bir organın x ışınları aracılığıyla üç boyutlu görüntüsünün ekran üzerinde incelenmesi.

Stereoscopical : Stereoskopik.

Stereoscopic system : Üçboyutlu işlemi. Sinema ve televizyonda üçboyutlu görüntü sağlamak amacıyla yapılan çalışmaların, uygulanan yöntemlerin tümü. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Stereoscopies : Üç boyutlu görünüş. Derin görüntü. Stereoskopi. Üç boyutlu görüntü bilimi.

İngilizce Stereos Türkçe anlamı, Stereos eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Stereos ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cassette player : Kasetçalar. Kaset çalar.

Downplay : Önemsiz göstermek. Vurgusuzlaştırmak. Önemsiz gibi lanse etmek. Vurgusunu azaltmak. Önemini azaltmak. Önemsizleştirmek. Önemsiz gibi göstermek.

Landslid : Heyelan. Toprak kayması. Tepeden aşağı kayan taş toprak. Göçük. Göçme. Seçimleri büyük çoğunluğun oyunu alarak kazanmak. Seçimde galip gelmek. Seçimde oyların çoğunu kazanma. Kayşa.

Bulkheads : Perde. Ön bölme sacı. Bölme. Gemi bölmesi. Bölme duvarı. Duvar. Su geçirmez bölme. Ara duvarı. Bölme perdesi.

Recorder : Yazıcı. Sonuç yazmanı. Sicil memuru. Kayıt aygıtı. Işıkölçer ve benzeri araçlarla gözlem değerlerini devimli kağıt üzerine çizerek yazan bölüm. Hakim. Ses kayıt cihazı. Sayaç. Kaydedici.

Bunds : Rıhtım. Toprak set çekmek. Toprak set. Sarmalama. Dernek. Bent.

Platitude : Beylik laf. Basmakalıp söz. Tatsızlık. Yavanlık. Yavan söz. Tatsız söz. Basmakalıp laf. Palavra. Bayağılık.

Tape player : Teyp çalıcı. Seslendirici. Kasetçalar. Teyp çalıcısı.

Durable : Evladiyelik. Uzun süren. Devamlı. Mukavim. Tahammüllü. Eskimez. Sürekli. Kalıcı. Uzun ömürlü.

Achillean : Aşilvari. Yenilmez.

Stereos synonyms : point up, press home, ram home, tonic accent, pitch accent, re emphasise, re emphasize, topicalize, cardboard box, entrenched, barrage, accentuate, emphasis, sentence stress, emphasise, stereophonic, evince, cast iron, tape recorder, landslips, banks, stereoplate, audiophile, air tight, land slide, word stress, bulkhead, able bodied, cornier, engraving, as hard as iron, consolidated, landslide.

 

Stereos zıt anlamlı kelimeler, Stereos kelime anlamı

Play up : Vurgulamak. Üzerinde durmak. Elinden gelenin en iyisini oynamak (spor terimi). Daha yüksek sesle çalmak. Oyun oynamak. Abartmak. Yaramazlık etmek. Belirtmek. Sorun çıkarmak. Daha sesli çalmak.

Foreground : Ön plana almak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ön plan. En öndeki görüntü. Ön. Önalan. Önplan. Görünçlüğün önündeki bölüm; öne düşen yerler. dip karşıtı. bazı ikinci, üçüncü sınıf sinemalarda görüntülüğe en yakın sıralar.

Monaural : Tek ses.